Aşk Kırıntıları – Merve Kaya

 Aşk;

Bu tek kelime aslında ne kadarda basit gözükür değil mi?  Tek nefeste söylenir ve biter. Ama hayatımızdaki yeri o kadar büyüktür ki çekip çıkarmak isteseler ne yürek ne akıl dayanır bu yokluğa. Aslında bu dünyadaki aşk sadece yansımadan ibarettir,  gerçek aşkın kırıntılarıdır bir nevi.  Hakiki aşka ulaşmak, o kutlu yolculuğa çıkmak için bir sebep, dayanak ve yoldaştır.

Görmek ya da bulmak isteyen için aşk içimizdedir. Maalesef ki biz hep onu dışarıda ve fani kullarda ararız. Nitekim çok geçmeden anlarız ki bulduğumuz şeyle umduğumuz şey aynı değildir. İşte o zaman başlar arayışımız, bulamayışımız, vazgeçişlerimiz… Ama umudumuzu kaybetmemeli, inadına bizi sahte aşk kırıntılarıyla oyalayan dünyadan sıyrılıp hakiki aşka ulaştıracak yolculuğa her seferinde yeniden başlamalıyız. 40 kez düşsek de 40 kez ayağa kalkmalıyız. Ümit etmekten vazgeçersek işte o zaman hayatın manası bozulur. Manasını anlamadığın, öğrenmediğin hayatın içinde canlı olsan ölü olsan ne yazar.

Sev, anla, ümit et ve asla vazgeçme! Sevgin hakkıyla ve gönülden olsun! Ezbere bildiğin şekilde değil, şuan ki yaşantılar gibi hiç değil, harama değmemiş eller gibi temiz, saf ve derinden olsun! Onu görünce kalbinin titreşimleri yüzünün allığını yaksın, dokunmaya haya ettiğin ellerinse buz kırağını andırsın! Çok mu zor temiz sevmek? Ömürlük eş, ahiretlik yoldaşını sabırla beklemek? Zor değil, inan ki hiç zor değil.

Şu gönülden dökülen dizelere kulak ver;

”Eski aşıklardan şimdi kimler kaldı?

Kimler aşkı kirli yüreklerde boğdu?

Şimdi dillere pelesenk olmuş,

Yüreğin değil bedenlerin yaşantısı.

Adına da aşk demiş,

Modern çağın hastalıklı coğrafyası.”

Ve söyle sen! Sahte aşk kırıntılarına mı talipsin yoksa seni hakiki aşka ulaştırmaya vesile olarak gönderilen ahiretlik yoldaşa mı?  Düşün kaç sahte ilişki yüzünden kalbini paramparça ettiğini, akıl sarkacına gecelerce vuran o acımasız düşlerini! Sahi artık silkelenip kendine gelmenin zamanı gelmedi mi?  Daha ne kadar yaralayacaksın o sana emanet edilen kalbini? Onu hak eden kişinin sevgisiyle doldurmak için beklemek mi daha mantıklı yoksa her seferinde acıtan, yakan sahte aşk kırıntılarının beşiğine bırakmak mı?

Çok geç olmadan vazgeçmemiz ve gerçek yola revan olmamız gerek. Bu dünya aldatmacadan ibaretse hangi gerçeğin bizi bulmasını bekliyoruz? Fani dünyanın fani canlıları değil miyiz? Gafletten bir an önce uyanmalı, yaralarımızı dua ve sabırla sarmalı ve her şeye özellikle de sevmeye yeniden başlamalıyız! Allah yeniden başlayacakların ve O’nun aşkına ulaşmak için çabalayanların yardımcısıdır. “Aşk” der ve yine aşk ile susarım vesselam…

 

Aşk Kırıntıları – Merve Kaya” için bir yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.