Aşk Ummanında II

Hangi mevsimdi dün gibi hatrımda. Başına örtündüğün hicab masmavi bir ummandı sanki. Giyindiğin kaftan gece gibi esrarengiz… Ve çehrenin o neşesinden de hatırlıyorum ki ilkbahardı mevsim. Yeryüzünün bembeyaz gelinliği çoktan kardelenlerin haberiyle erimiş; yemyeşil otlar, sarı, pembe, mor ve masmavi bir çiçekli elbiseyle taçlanmıştı diyar. Her yerde kuşların cıvıltıları, mutluluğun sesleri ve canlılığın enerjisi dolanıyordu.

Senin gülüşünün hatıraları duruyor mu hala donmuş lahzalarda? Her adımını hatırlıyorum ve bir de esintiyle gelen kokun var hatıralarda.

Bahçede Sakura ağaçlarının dalları arasından güneş çehren gözümü alıyor her ğöğe baktığımda. Her uykuya daldığımda seni görüyordum rüyamda.

Ah, ne güzel günlerdeydik! Her denizde seni izledim, her yolda seni gözledim, her şarkıda seni dinledim, her dizede seni özledim. Hangi ummanın mavisi, hangi çiçeğin pembesi güzeldir bizim yuvamızda? Bizden başka bilmiyorum, hepsi yalan oldu sadrımızda.

Şimdi sen benden uzaktasın, çok uzak diyarlarda. Ne tez geçti mevsimler! Ne zaman geçti yıllar! Biz ne vakit solduk?

Bırak güneş çehrene bakmayı! Rüyamda bile göremiyorum artık hülyanı. Her ne kadar uzaklaşırsan uzaklaş, kalbimden uzaklaşmıyor o cihanı aydınlatan güneş çehren. Uzaklaştıramıyorum da zaten. Seni aşk toprağına gömemiyorum. Sana bakarken bulduğum huzuru düşlüyorum sürekli. Başka hiçbir çehre huzur vermiyor gönlüme. Seninle sakinleşiyorum. Seninle huzur buluyorum. İlginçtir ki belki ama Efendim’in rayihasını bulacağımı düşünüyorum sende belki de. Bu yüzden belki de senden ayrılamayışım. Sen aynı kaldın ama ben değiştim zaman içinde.

Ayrılık sızısı yardı sinemi. Sahi, neden ayrıldık ki? Ayrılık okyanusunda ıssız bir adada yalnız ve mahzun bir gafilim. Gönlüm alev tandır adeta. Özlem ise kaynayan ciğerimde bir demir hançer…

Ahmed Ufuk Özçiçek

"Biz Ahmedî ve Muhammedî bir insan-ı kâmil olmaya çalışan insan-ı acûzuz." Ahmedî

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.