Bir Yanımız Hüzünlü

Aylardan ilkbahar lakin gönlüm sonbaharı yaşamakta, ey gönül!

Kırılan bir kuru dal gibiyim.

Hani olur ya, bir gün görüşürsek son sözlerim ne olur? Bilmem.

Ah, gönül! Şekeri yere düşürmüş bir çocuk gibiyim

Ağlamaklı, hüzünlü ve ne olacağını bilmeyen bir bebek misali.

Fırtınalı bir gemide yolculuk yapanları bilir misin sen?

Kalabalık şehirler de yapayalnız kalanları hatırla!

Kimsesiz bir kuş düşün! Yalnız uçar ve hüzünle öter.

Dedi ki: “Beni anlamadın, ey gönül!”

“Olur olmaz sevdalara dalma, ey can!

Sabır her acının ilacıdır.” demişti.

Sevda iki taraflı imiş tek taraflılara selam olsun!

Bugün güneş bile ısıtmadı yüreğimi.

Heyhat! Neye üzüleceğini bilmemek nasıl bir duygu!

Bir derviş dedi ki: “Saman alevi olmuş sevdalar, duygular ve aşklar.”

“Tanımadan sevda olur mu?” dediler. Sustum.

“Görmeden sevgi mi olur?” dediler. Sustum.

Şair gönüllü imiş, bizimkisi arada “Reis!” dermiş gönül çağlarına.

Aman sakin ol reis! Sen bize lazımsın.

Tanımasak da görmesek de lazımsın bize.

Bilinmezliklere doğru gitmene üzülüyorum.

Gel de ağlama, üzülme, bağırma dağlara!

Çaresizliği biliyorum ama elden ne gelir!

Ve Son olarak uzun bir sessizliği özlüyorum.

Fırat Ayhan

Bu dünya sırlarla dolu ve bu sırlar içinde yaşayan biri...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.