Biz Onlarız!

Biz onlarız! Hayatın tozlu sayfalarına ataş misali iliştirilmeye çalışılan, yalpalayan ama her soluk tazeleyişte tekbirin maneviyatından beslenen Hakk yolunun devamlı çırpınış hâlinde olan müdâvimleriyiz. Prangalanmaya çalışılan inanca karşın sağ işaret parmağını kaldırıp dimdik duran ve tevhid eyleminin tek silahı şehâdet ve tekbir olan savunucularıyız biz.

Öyle bir eylemdir ki bu biliriz nefesimiz bu uğurda tükense de helâldir bize yürüdüğümüz yollar. “Eğer bir müslümanın bile gözyaşı dinecekse benim bedbinliğe düşmeme fırsat yok!” deyip tazeleniyoruz. “Diriliş Nesli” olduğumuz fısıldanıyor kulaklarımıza ve bir kere daha bu eylemi kendimize kadim dost belliyoruz işaret parmağımız göğe yönelirken.

Biz, kendini birkaç şehri fethedebilecek heyecana sahip olanlar olarak tanımlıyor ve secde yapılan her bir toprağı yurdumuz belliyoruz. “Arakan’dan bize ne?” “Ne olacak ki Kudüs düşünce?” diye sükûta dalmayıp var gücümüzle, boğuk sesimizle eylemi sürdürenlerdeniz. “Yaşasın İntifâdâ!” sloganlarını hücrelerimize ilmek ilmek işlerken Mîrâc Şehri’ni avcumuzda daimi misafir eyliyoruz.

Biz onlarız! Bu dünyâda öylesine palas pandıras yaşamayan fikrimizle, zikrimizle Hakk davayı savunan adanmışlarız. İsrail’in başkenti olacak(mış) Kudüs! Bizler “Eşhedü!” nidâlarıyla inleyen mîrâcın şâhidi bu kutlu beldeyi zinhar o zâlimlere bırakmamak için and içmişleriz. Duyduğumuz her “Tekbir!” nârâsından sonra inançla yürekten bir “Allahu Ekber!” deyişimiz bundandır.

Kudüs kalpliler olarak direniyoruz, başkaldırıyoruz. İmanımızdan güç alıp koca bir ümmetin derdini yüklendiğimiz belimizi doğrultuyoruz. Öfkemizi bu zulüm severlere karşı peçelemeyip karşılarında dik durmayı o gürültülü devrimimizin ilk kuralı bellemişiz. Devrimi gerçekleştirmeye dâir olan inancımızı zerrece kaybetmeyip nasıl ki her göz kırpışımıza şükür ediyorsak bu yolda olduğumuza da öyle “Elhamdülillah!” diyoruz.

Şâir oluveriyoruz gerekirse ya da nâzenin bir şiir, bu davanın kaldırımlarına soğuk ellerle, alın teriyle işlenmiş.

“Zamânsız bir zamândayız.

  Akrep boynumuza dolanmış.

  Yelkovan ölümüne haykırışta.

  Er kişi niyetine Fâtiha!

  Kudüs ağlıyor,

  Filistin başörtüsü alınmış mü’mine.

  Rüzgâr acı acı fısıldarken

  Gök kubbede tekbirler birikiyor.

  Selam Mescid-i Aksâ’ya

  Ulaşıyorsa şâyet.

  Dinsizler duvar örmüş

  Günahlarından set set.”

Usul usul akıtıyoruz zehrimizi, tevhidi yüreğimizin en güzel köşesine yerleştirip direnişe soluk kesmeden devam ederken.

Bizim davamız kanın en derinine işleyen, kandil gibi yüreğin içinde ışıldayan bir tomurcuklanmadır. Bu yolda yürümenin getirdikleri kadar götürdükleri de vardır. Getirdiği emr-i bi’l-ma’rûfun izinde, götürdüğü nehy-i ani’l-münkerin esintisi savrulur. Bunu bilir, bunu savunur ve bu düstûr üzere hayatımızı yaşarız. Güzel günlere kurulan düşlerimiz vardır bizim. İdeallerimizin en büyüğünü tevhid eylemi yolunda inşâ ederiz. Kendimize “mücâhid ve mücâhide” kaftanı giydiriveririz bir gün olmak umuduyla. Kudüs’ü vatan belleriz ve İslam’ın ilk kıblesini, Mescid-i Aksa’mızı, kanımızın son damlasına kadar direnip o zâlimlere bırakmayız.

Bu dava rahmettir bize. Kuraklıkta inmiş bir yağmurdur. Toprağın çatlamış dudağının hasretle beklediğidir. El uzatmış yardım bekleyen onca Müslüman kardeşimizi o karanlık dipsiz gayyadan çekip çıkarışımızın müjdecisidir. Bu yolda yürümenin gizliden gizliye verdiği şerefi bir apolet yapıp omzumuzda taşırız. Bu bizim Hakk tanımazlara karşı verdiğimiz bir sevda mücâdelesidir.

Şimdi daha çok kenetlenmeliyiz, güçlüce bir omuz vermeliyiz! Sesimiz arş-ı alâya ulaşmalı! Bu davayı hor, yetim, gözü yaşlı bırakmamalıyız! Göğsümüzde yeşerttiğimiz güzel düşler için dik durmalıyız! Çünkü BİZ ONLARIZ!

Biz Onlarız!” için 3 yorum

  • 19 Aralık 2017 tarihinde, saat 21:39
    Permalink

    Şu süreçte destek olmak ve onları anlamak gerçekten çok mühim. Sizin gibilerin sayısını artırsın Rabbim.

    Yanıtla
    • 19 Aralık 2017 tarihinde, saat 22:52
      Permalink

      Müslüman olarak bunlar bizim boynumuzun borcu. Amin inşAllah…

      Yanıtla
  • 26 Aralık 2017 tarihinde, saat 00:24
    Permalink

    Biz Kudüs Kalplilerden az kaldı bu devirde. “Bu dava rahmettir bize” ve bu dava yolunda yazdığınız her bir kelime için kaleminize, yüreğinize sağlık. Rabbim bizlere bu uğurda “mücahid ve mücahide” olabilmeyi nasib eylesin…

    Yanıtla

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.