Biz

İçimiz gürül gürül

Harlanmış.

Yüreklerimiz,

Ekmek fırını gibi sıcak.

Dirseklerimizden,

Henüz çıkmış sakalımızdan damlayan

Bir Ebû Zerr gülümsemesi…

 

Gökyüzüyle harmanlanan ezgilerimiz,

İnce belli kardeşliklerimizle demlenmiş.

 

Sarılmak,

Selamlaşmak

Aynı nehre akan fıtrat damlalarını

Birleştirip büyütmekmiş meğer…

 

Gördüğümüz kadarken dünya

Gör(e)memişiz şiirlerimizle.

Körelen zihinlerimizde

Doksanlardan müjdeler kalmış.

 

Secdeden alnını kaldırsa da güneş,

Gözlerimiz

Kar(kâr) yüklü bulutlarla kaplı ufukta

Dağların doruklarına dadanmış.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.