Bozulan İslam mı Müslüman mı?

Anlamıyoruz, anlatamıyoruz, anlaşamıyoruz! Ama anlatacağız, anlatacağız anlatacağız!.. Tenkitlerimiz en başta kendi nefsimize sonra muhatabı olanlara…

İslam’ı yanlış, eksik yaşayan yahut yaşamayan Müslüman’ı görüp de İslam’ı hedefe koymak akıl kârı mıdır? Hiç mi duyulmuyor sonradan Müslüman olanların “İslam’ı iyi ki Müslümanlardan öğrenmemişim.” deyişleri… Dikkat! İslam’ı yaşayan Müslümanlar’ı tenzih ederek Müslüman kelimesini kullanıyoruz. Bunlar; yaşayamayıp, cehalet bataklığında İslam’a çamur sıçrata sıçrata çırpınanlardır. Lakin bizim kavgamız yaşayışla da değil, inanışla… Yaşayışı görüp bunu inanışa yansıtışla…

İnanmak insanın en başta ihtiyacı olan şey… Ne diyor bir veli: “İnan da istersen oduna inan!” Anlayana elbet… İnanış bozulunca yaşayış da bozulmaktan beter oluyor. Dolap bozulur da içindekiler sağlam kalır mı?

Nasıl bozulduk?

Üstad Necip Fazıl bunu en güzel özetleyenlerden. Ben de özetin özetini haddim olmayarak aktarayım. Kanunî devrinden günümüze… Önce padişahın kendi kararıyla Şeyhülislam’ı seçmesiyle ilk adım atılır. Sonra Yavuz, Fatih dönemindeki Şeyhülislamlar ile gittikçe farklılaşan Şeyhülislamlar… Şeriat kavramının içinin giderek boşalması… Şeriat için tahttan indirenleri şeriat için tepelemek isteyene şeriat için isyan edenler… Şeriat için, şeriat için… Şeriatı ağızda sakız ederek ve onu yapılanın önüne kalkan niyetine koyarak çoğalan vakalar… Daha da vahimleşen bir tanzimat ve meşrutiyet dönemi! Sonra dini dış kapının dış mandalı konumuna getiren yeni düzenler… ve nihayet basamak basamak günümüz…

Görünürde rahat rahat yaşanabilen bir İslam ortamı var. İnanışta… Kabuğunda kalınmış ve içine göz atmaya yeltenilmeyen İslam meyvesi… En göze görünen: Kapanmak serbest lakin kapalılığın gereklerini araştırmak, bunu uygulayacak iradeye sahip olmak ulaşılmazların ulaşılmazı! Kadın’ın İslam’a uygun davranması gerektiğine sığınarak kadını sosyal olmaktan uzaklaştıran ham yobazlar bir yanda kadının sosyal olması gerektiğini savunarak onu cevherini her türlü ifşa edici hale getiren ve özgürlük yaftasıyla kadına ulaşmayı arzulayıcı lafta modern ve halkçı din düşmanları…

Kişiye göre İslam olmaz! Bu sebeple boş tartışmalara hiç tenezzül etmemek lazım. Müslüman’a bakıp da İslam’ı değerlendirenler araştırmaktan kaçanlardır. Onu yanlışa iten Müslüman da sorumludur. İslam her şeyi ayan beyan değerlendirmiş ve neticeye bağlamıştır. Hâl böyleyken neden kişilere takılmak bu kadar ön safta? Detaya inmeye erinen ve aradığının peşinde koşmayan merak cüceleri bulduğu ilk tereddütte yolundan dönüverir. Geçenlerde bir yazıya rastlamıştım. Kötü Müslüman’ı görüp de dinden soğuyanlar kötü zenginleri görünce neden zenginlikten soğumuyorlar, diyordu. İşte işine gelenle gelmeyeni böyle ayırma kabiliyetine sahip ama gerçeği görme iradesine sahip olamayanları anlamıyoruz! Yanlışa yanlış diyemeyen ve ona öyle inanandan beklentimiz yok. Bizim beklentimiz ne olursa olsun İslam’a olduğu gibi inanan ve onu, ona buna göre yontmayan karakter sahibi kişilerdendir! Ne mutlu yaşayamasa da inancından gram şaşmayan inanç sahiplerine!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.