Dört Kitap Kurdu Belgesele Konu Oldu

Kültür ve Turizm Bakanlığı, kitap okumanın yaşı ve mazereti olmadığını, koşulların zorlanabileceğini gözler önüne seren ve bulundukları illerdeki halk kütüphanelerinin müdavimleri olan dört kitap kurdunun hikayesini  “Sıra Dışı Okurlar 7” belgeseline taşıdı.

Handan Çetir

Kitapseverlerden biri Safranbolu’da yaşayan 53 yaşındaki Handan Çetir. Bulunduğu yerde lise olmadığı için eğitim hayatına devam edemeyen ve ailesi tarafından 17 yaşında evlendirilen Handan Çetir, evlendikten 7 yıl sonra eşini kaybetmesinin ardından üç çocuğuna hem annelik hem babalık yaptı. Zorluklara rağmen yılmayan Çetir, liseyi dışarıdan bitirdi. Kurslara gidip ebru ve hat öğrenen Handan Çetir, kızıyla birlikte üniversite sınavına girdi. Tek tercihi olan Safranbolu Meslek Yüksekokulu Geleneksel El Sanatları Bölümü’nde kızıyla eğitim almaya başlayan Çetir, Safranbolu İlçe Halk Kütüphanesinin müdavimleri arasında bulunuyor.

12 Yaşındaki Hasta Emirhan

Kırıkkale’den Emirhan Tolubilek de henüz 12 yaşında bir ortaokul öğrencisi. Serebral Palsi (SP) hastası olan Emirhan evde özel eğitim görüyor. Hiçbir şeyin kitap okumaya engel olmadığını herkese gösteren minik Emirhan, kimi zaman kapanış saatine kadar kütüphanede kalıyor. En büyük hayali Kütüphane Haftası’nda ödül almak olan Emirhan, 2015’te de “En Çok Kitap Okuyan Okur” ödülünün sahibi olmuştu.

Hem Balıkçı Hem Okur

Kitap okumayı hayatının tutkusu haline getirenlerden biri de balıkçılıkla geçimini sağlayan Zonguldaklı Kadriye Bilgili. 33 yaşındaki Bilgili, sabahın erken saatlerinde kayıkla denize açılıp tuttukları balıkları, geç saatlere kadar kayınpederine ait balıkçı dükkanında satarak aile bütçesine katkı sağlayor. Kadriye Bilgili, yoğun çalışma temposuna rağmen bulduğu her fırsatta oğluyla kütüphaneye giderek, ödünç kitap alıyor ve kitap okumayı hayatının vazgeçilmezi olarak görüyor.

72 yaşındaki kitap kurdu

Bir diğer kitap kurdu ise Kırşehir’den 72 yaşındaki Gülpeşe Ata. İlkokul mezunu olan ve Kırşehir bağlı bir köyde yaşayan Gülpeşe Ata, her hafta köy dolmuşuyla kütüphaneye gidiyor. Köy hayatının gereği tüm işleri yapan ancak okumayı da ihmal etmeyen Ata, günde en az 3-4 saatini okumaya ayırıyor.

Belgeselde, kendi kendine okuma alışkanlığı kazanmış ve bunu yaşamının en önemli parçası haline getirmiş, okuduklarıyla hayatına yön vermiş kişilerin hikayelerine ve halkın kütüphaneler hakkında düşüncelerini anlatan sokak röportajlarına da yer veriliyor.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir