Dünyamın Meltemleri

Hayat güzel, yazım çirkin.
Limon ekşi, dilim Türkçe.
Farsça dinliyorum türküleri,
Şiirlerimi babama işten verilen
İplikten ayraçlı ajandalara yazıyorum.
Kardeşimin saçı güneşten kızılken
Ailede her fert siyaha bürünük.
Babamın dökülen kır saçlarının
Gençliğinde kızıla çaldığını
Çekmecede duran 80li resimlerden öğreniyorum.

Aylardan Ramazan. Dilimde susuzluk,
Gönlümde hasret, başımda şiir…
Oruç bozan şeyler listeleniyor radyoda.
Kardeşim bir kağıt daha istiyor
Ellerinde boya kalemleri,
“Küçükler oruç tutmazmış.” diyor.

Annem yorgun, babam düşünceli.
Kanepenin köşesinde oturup
Dünya ailemden ibaret olsa diyerek
Düşlüyorum tüm hayallerimi.
Fars şarkıcı geliyor aklıma.
-Bizim ailede türkü söyleyen de yok.-
“Boşver!” diyorum araya bir torpil,
Tüm türkü söyleyenleri alıp
Aileme dahil ediyorum.

Kalem turkuaz, gökyüzü mavi.
Babam işçi, defterim telsiz ajanda.
Annem giriyor ansızın içeri,
Rafa saklıyorum tüm şiirleri.
Herkese okusun diye sunduğum ne varsa
Annem okur diye utanıyorum.
Deli miyim, neyim arkadaş!
Kısıyorum türkünün sesini,
Annem çıkıyor odadan,
Raftan indiriyorum telsiz defteri,
Şiirleri tam ortasından yırtıyorum.

Vakit akşam, ezan okunuyor.
Annem çağırıyor odadan,
Babam sofrada ekmek bölüyor,
Kardeşim elinde küçük kaşığı,
“Dünya…” diyorum, işte bu dünya
Ailemden…

Muhammed Usame ALPTEKİN

Hala yağmurda saçlarının bitkiler gibi uzadığına inanan bir yazar.

Dünyamın Meltemleri” için bir yorum

  • 20 Mayıs 2018 tarihinde, saat 23:17
    Permalink

    Dünyanızda ki Meltemin Arz-ı ihlasına hayranlık duymamak öyle gayrı mümkün ki, iltifatların en güzelini savurası geliyor insanın.😊👍🌹

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.