Eğitimin İlk Ocağıdır Anne

Eğitim; bir çocuğa dünyaya geldiği andan itibaren nasıl yaşayacağını, hayatın zorlukları ile nasıl baş edebileceğini, kendisi ile barışık bir birey olarak, yaşam mücadelesini öğretebilmenin adıdır. Eğitim; çocuğun anne sevgisinden, şefkatinden ve sıcaklığından mahrum bırakılarak çeşitli kurumlar veya başkaları tarafından eğitilmesinin değil, aksine dünyaya gelmesine vesile olan anne-babası tarafından, ruhunun sevgiyle yoğrularak, kişiliğinin güzel ahlakla şekillendirilebilmesidir.

Okul öncesi eğitim dendiği zaman, toplum olarak ilk aklımıza gelen, çocuğun belli bir yaştan itibaren kreş, anasınıfı, anaokulu adı altında oluşturulan kurumlara, eğitim alması veya bakımının yapılması amacı ile gönderilmesidir. Çocuk eğitimi günümüzün en önemli sorunlarından ve üzerinde ısrarla durulması gereken konulardan biridir. Günümüz toplumunda çalışan annelerin çoğalması ile birlikte çocukların kreşlere gönderilme yaşı bir hayli düşmüş durumdadır. Küçük yaşlarda anne sevgisinden, sıcacık ev ortamından uzak yetişen çocuklar, büyüdükçe mutsuz ve yalnız bireylere dönüşmektedirler. Gelişen toplumlarda kadınların eşitlik ve özgürlük gerekçeleri ile çalışma hayatının içine sürüklenmesi çocuk eğitimini zora sokan en büyük nedenlerden biridir. Yüce Allah kadını merhamet ve şefkat timsali olarak yaratmış, annelik gibi kutsal bir sorumluluk vermiş ve cenneti annelerin ayakları altına sermiştir. Kadın her ne kadar zayıf, kırılgan, hassas ve duygusal bir fıtratta yaratılmışsa da yüce Allah’ın ona verdiği annelik duygusu ile bir o kadar, sabırlı, merhametli, sevgi dolu ve güçlüdür.

Zaten kadının fıtratına ters bir yaşam tarzı tercih etmesi, ona hayatı çekilmez bir hale getirmekte bu nedenle kadınların büyük bir çoğunluğu, yuvası, çocuğu, eşi ve kariyer yapma gibi birçok sorumlulukların arasında duygusal ve fiziksel olarak sıkışıp kalmış durumdadır. Bunun en büyük yarasını ise çocuklar almaktadır. Oysaki İslam dini kadının ve erkeğin sorumluluklarını yaratılış fıtratlarına göre belirlemiş, kadını sadece çocuklarının bakımından, eğitiminden, ailesinden kısacası yuvasından sorumlu tutmuştur. Toplum olarak İslam dininin emirlerine uygun bir yaşam tarzı tercih etmemizle birlikte çocukların eğitim sorununun çözümü daha kolay olacaktır. Anne sevgisinden mahrum kalarak büyüyen çocuklar sürekli kaybetme korkusu, güvensizlik ve daha buna benzer birçok sorunla karşı karşıya kalmakta, bu durumdan ise ruhsal olarak büyük zarar görmektedirler. Çocukların sıfır altı yaş aralığındaki eğitimini kreşler veya özel bakıcıların eline bırakmak yerine, onlarla birebir annelerinin ilgilenmesi çocukların kişiliklerinin oluşumunda büyük önem taşımaktadır.

Küçük yaşlarda çocuğa öğretilen bilgi, verilen terbiye taşlara kazınan yazı gibidir. Kalıcıdırlar ve silinmezler. Resûlullah (s.a.v) “Çocuklar cennet çiçekleridir, kalp meyveleridir, ilâhi ihsan ve rızıklarıdır.” buyurur.

O nedenledir ki bu çiçekler küçük kuş yavrusu misali, yuvalarında anne sevgisi ve bilgisi ile büyürler, kanatlanarak uçmayı ve yaşamayı öğrenirler. Huzurlu bir aile ortamında büyüyen, anne sevgisini yeterince hissederek mutlu bir çocukluk dönemi geçiren bireylerin yaşamın getirdiği zorluklara karşı daha sabırlı ve dayanıklı oldukları gözlemlenmektedir. Sağlam temeller üzerine kurulmuş aile ise başarılı kişilerin oluşturduğu güçlü milletler demektir.

“Babalar ailesinden sorumlu olduklarını unutmadıkları sürece sağlam iradeli kişilikli çocuklar büyür. Kadınlar annelik hislerini kaybetmediği ve asıl görevleri olan anneliği unutmadığı müddetçe imanlı nesiller yetişir. İmanlı bir nesil ise kişiliği Kur’an ahlakı ile şekillenmiş bireylerin oluşturduğu güçlü milletler demektir.”

İşte ancak o zaman bu dünya “bencilliklerin bittiği, kardeş kavgalarının kalmadığı, adalet terazisinin eşit tarttığı hatta kurtla kuzunun dahi yan yana durabileceği” yaşanası bir yer haline gelecektir.

Annelik duygularımızı, geçici heveslerimize ve hırslarımıza değişmeden, annelik hislerimizi kaybetmeden, geleceğin anne babalarını yetiştirebilmek duaları ile.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.