Enin-i Kalp: Çiçeğim – Emine Çelebi

Yüreğini yokladı, demek hala atıyordu kalbi. “Ne tuhaf!” diye geçirdi içinden. Ne tuhaf…

İlk kez gecenin mahrum bıraktığı  bir sokakta yalnız başına yürürken rastlamıştı ona. Karanlığın yoğunlaştığı bu vakitte sadece ikisi uyanıktı sanki. Ayak seslerini duyar duymaz koşarak gelmişti yanına. Anlatacaklarım var demişti. Biraz heyecanlı biraz da korkak… Belli ki çok dinleyen bulamıyordu kendine, gördüğü ilk insan suretine bir çırpıda haykırıvermişti: “Sen dinlemeyi bilir misin? “

Ne büyük sual diye geçirdi içinden, herhangi bir zamanda belki de düşünmeden cevap vereceği bu soru ne büyük bir anlam barındırıyordu.
“Geceden” diye yükseldi içinde bir ses. Geceden… Güneşiyle aydınlanamayanları böyle mahkum ediyor.
Gözlerinin, içine işleyen edasını görünce bu narin halini incitmeye de korkarak sessizce cevapladı: “Aslında ben pek az şey bilirim. Ama sen yine de anlat!”

“Papatyamı soldurdular.” diye başladı sözlerine. Üstelik bunu bir katil edasında da yapmadılar. Belki sadece koparıp atıverselerdi daha az acırdı canı ama toprağıyla oynadılar. Ölmedi, kan kaybetti. Sen… Senin hiç papatyan soldu mu?

Bozkırda çiçekler zor açar, benimki ise en güzeliydi. Gözleriyle gördükleri güzelliği gönülleri göremedi. Acı kalplere inemedi.

Bir de ah şu susuzluk… Aslında çok ağlayanı oldu ardından, ama o ölmedi ki .

Yaşam iddiasında çok suret gördüm. Her gün birinin peşine düştüm, okudum seyreyledim gönüllerini. Özlerinden uzak özgürlük nidaları atarlardı ortaya. Oysa çiçeğim hepsinin gözü önündeydi ve hepsi de şahit.
Hesabı zor bir şahitlik.
Uyarmak istedim fakat insanlar beni dinlemeyi çok zamandır bıraktı. Gün gözüyle bulamadığım umutları gecede arar oldum.

Şimdi söyle! Sen… Sen dinlemeyi bilir misin?

Ellerini birleştirdi  göğsünün üstünde, demek hala atıyordu.
“Keşke” dedi keşke koruyabilsem, seçebilsem seni insan sesleri içinden.

Hızla çarpan kalbini dinledi,  her gün uğraşan göğüme.
Karanlık gizlerdi. Karanlık bir gizdi. Keşke aydınlığa haykırsam adını.

 

Çiçeğim,

“Kuşlar uçar senin yüreğini taklit için.”

 

Heyecanlı ve korkak… Sayıklıyordu giderken:

“Biz savaşı önce kendimizde kaybettik.”

Enin-i Kalp: Çiçeğim – Emine Çelebi” için 2 yorum

  • 27 Temmuz 2018 tarihinde, saat 00:48
    Permalink

    Uzun zaman sonra böylesine dile ve gönüle tatlı gelen güzel bir yazı okudum. Tek kelime ile “harika”

    Yanıtla
    • 28 Temmuz 2018 tarihinde, saat 23:13
      Permalink

      Teşekkür ederim kardeşim , yorumun için.

      Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.