Ertelenmişliğim – Ayşegül Cebecioğlu

En güzel çağımdayım. Belki 17 yaşım değil ama baharımda çiçekler açtığım zamandayım. Anlatacaklarım çoğaldı; sevincim, yaşlarım, kızgınlığım, belki öfkem ve minnettarlığım… Avuçlarımın arasında, hemen şimdi şu anda! Bitmek bilmeyen hayallerim, arzularım ve bir de en güzel bekleyişim, daha dokunmadan özlediğim, aklımdan bir ara çıksa meraktan deliye döndüğüm halim…

Zamanın en orta yerine konduruyorum cümlelerimi. Şimdiden başlıyorum. Di’li geçmemiş ve hiç dillendirilmemiş. Henüz yargılanmadığım ve gardını çekmiş önyargıların bile kulağına gitmemiş. Huzurun dibinde, çayımın deminde bir minare eşliğinde; ilk dokunuş gibi taze, ilk adım gibi heyecanlı ve bir besmele ile başlıyorum bugüne dek direndiğim ertelenmişliğime! Vaktinden önce olmaz sözüyse kulaklarımda çınlıyor nedensizce. Öyle ya vaktinden önce gelmez, sevinçlerin de hüznün de, güneşi reddedip doğmasını beklediğin mucizeler de..

Vakit demişken bir de vakti geçmişlik, tükenmişlik ne yazık ki kayıp vermişlik illeti yaka iğnen gibi hep seninledir. Pamuk ipliğine dahi az ilişmiş hayat çizginde kazanmak için evvela kaybetmek gerekmiş. Acısını ve sancısını bilmeden kazanmak uğruna feda ettiklerimiz, bazı bazı görmezden geldiklerimiz ve hayatımızdaki önemini inkar ettiklerimiz kandırmaya çalışmaktan ibaretmiş kendini…

Kayıplar bahsi geçince, boğazıma ilmek ilmek düğümler sıralanıyor, yüreğime kadar inen ve yaşam belirtisi vermeyen. Ertelenmişliğimi hatırlayan kalbim bir de dillendiremediğim talihsizliğim ve en acısı ertelenirken değişmişim.

 

Ertelenmişliğim – Ayşegül Cebecioğlu” için bir yorum

  • 19 Eylül 2017 tarihinde, saat 16:25
    Permalink

    Ağzına yüreğine saglik can

    Yanıtla

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir