Eyvallah Otobiyografisi

Doğdum. Dedim ki “Eyvallah!” Her çocuk gibi utanmadan ağlamışım. “Ciğere değen ilk nefesin yangınından o.” dediler. Dedim “Eyvallah!” Sağ kulağıma bir nida değdi. Öyle güzeldi ki ben o gün sadece o sadaya sarılıp uyumuşum. Daha sonraları öyle rahat bir uyku uyudum mu bilmiyorum. Zaten uykusunu bölmeden sadece o gece rahat bir uyku çekmiş anam. Çok sonraları kaç gece uykusuz kapı beklediğini takvimlerden öğrenmek biraz güç. “Peki neydi o ses?” dedim. “Kamet” dediler. Kamet okuyup adımı kurmuşlar. Dedim “Eyvallah!”

 

Her gün suratıma sırıtan en az beş farklı yüz görüyordum. O yüzlerden hep aynı sesi işitiyordum. “An-ne”, “Ba-ba” Her bebek mutlaka ya anne ya da baba diyerek başlarmış cümle kurma yolculuğuna. Racon bu. Ben “Amca” diyerek başladım. Konulan kanunlara karşı ilk suçumu işledim. Azmettiricisi bizzat amcamın kendisidir. El alemin içinde kucağına alıp sevmezdi pek ama kimse olmayınca ondan sevecen adam yoktu. Ve’l-hasıl “Racona ters iş yaptın.” dediler. Dedim “Eyvallah!”

İlkokul sıraları benim ilk gurbet sıralarımdır. Anadan ayrı babadan ayrı geçen altı ders saati. Öyle basit görme! Altı sene Ankara’nın ayazında tıp okuyan garibanın gurbetine denk. “Ağlayayım.” dedim kızlar vardı sınıfta. Ağlamadım. İçime ata ata susamışım. Yanımda oturan zengin aile çocuğunun suluğunu istedim. Suluğuna sarıldı, vermedi. Bir suyu çok görmeye ilkokulda başladılar.Dedim “Eyvallah!”

İlkokul aşkımız birinci sınıf duygularla inşa ettiğimiz tek aşktır. Sevdamızın eğitim  dönemi ile aynı adı alması kaderin espri yeteneği diye düşünüyorum. Ödev kontrolü yapılan günde ödevini evde unutan ilkokul yarenime kendi ödevimi verdim. Yanağı kızarırsa kötü olur. Varsın bana değsin tokat. “Unuttum.” dedim. Öğretmen sinirlendi. Yüzüm kızardı. O bir şey demedi. Beklemedim de. Dedim “Eyvallah!”

Lisenin ilk dönemi anlamsız. İkinci döneminden üçüncü seneye kadar hovarda. Üç dört arası kafanın dank ediş evresidir. Bunu düz lise için söyledim. Adı da bir gariptir; düz lise. Biz de öyle düz öğrenciyizdir, hamd olsun! Bir yerde hangi lise diye sorarlarsa “Düz lise demeye çekinmesin garipler!” deyip hepsine Anadolu adını vermişler sonra. Bu sefer de “Anadolu abi” dediğinde “Düz Anadolu yani” diye kapağı tekrar tıkıyorlar. Ee… Yer mi Anadolu çocuğu?

Ve’l-hasıl kayıt kuyut işlemlerinden sonra “Hayata buradan devam edeceksin.” dediler. Dedim “Eyvallah!”

İlk iki senede okuldan kaçtım, lavabo yaktım, karnede yazan on beş gün devamsızlığın arasına virgül atıp bir buçuk gün yaptım. Okullar arası kavgalarda üstün başarı sağladım. Müdür bey sağolsun fazla çekmiştir benden ama sineye de güzel çekmiştir. Hakkını helal etsin! Gel zaman git zaman üçüncü evrede bir edebiyat hocası atandı okulumuza. Bir şiir kitabı tuttuşturdu elime. “Oku bunu!” dedi. Dedim “Eyvallah!” Kalan son iki senede sicilin belini doğrulttuk hamd olsun! Artık veli toplantılarına bizimkileri gönül rahatlığı ile çağırabiliyordum. Başarının Nirvana’sını size bıraktım.

Son senenin son cuması. Karneleri pek de düşünen yok. Kimi okul tabelasına uzun uzun dalıyor. Kimi birilerinin verdiği hatıra defterini karalıyor. Kimi anı olarak kalsın diye hocalarla resim çektiriyor. Okulun arka tarafı son sigarasını tüttürenlerle dolu. Karşı bakkal son tostları yapıyor. Ben son şiir kitabımı uzatıyorum. Bir hayatın dört senelik kısmını daha tamamlıyorum. İlk gününe yabancı son gününe ağlamaklı bir sekiz dönemin sonuna geldim. El sallayamadım uzaktan. Dedim ki “Eyvallah!”

Sonra taktım kulaklığı baktım gökyüzüne. Dün geçmişti ve pişmanlıktı. Bugün dünden ne kadar ders alınsa da yarına bir pişmanlık olarak kalacaktı. Yani aslında hayat hep bir eyvallah merhemi, hep bir eyvallah yarasıydı.

Servisin kapısı açıldı. Eve çoktan gelmiştim. Mustafa Abi ”Haydi Allah’a emanet!” dedi. Dedim “Eyvallah!”

Muhammed Usame ALPTEKİN

Hala yağmurda saçlarının bitkiler gibi uzadığına inanır

Eyvallah Otobiyografisi” için 2 yorum

  • 10 Ağustos 2018 tarihinde, saat 21:02
    Permalink

    Sayın Şayir Bey bu yazı sanki ‘eyvallah’ın değil de sizin otobiyografiniz gibi olmuş.
    Tebrik ederim gerçekten de okunası bir yazı.Yüreğinize sağlık .Allah kaleminize güç kuvvet versin inşallah.

    Yanıtla
  • 15 Ağustos 2018 tarihinde, saat 10:14
    Permalink

    yüreğine, eline, kalemine sağlık. Allah muvaffak eylesin… Eyvallah 🖐️

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.