Keder

Bir kederin yorgunluğu
Bin kederin durgunluğuna hapsim var
Prangalı bir gün batımına matemim var
Şikayetçi duran boynuma bakma gülerek
Randevulaşıp anlatıyorum gökyüzüne
Sigara küllerimden kaneviçeler düzerek..

İsterdim ki birkez daha isterdim
Tutup ellerinden ellerimi anlamanı dilerdim
Yürek neyse gece o
Ben neysem gece o
Gece neyse ben o’yum
Dökünce denizine kalmaz bilirim
Eteklerimden dantelleri yıldızlardan işlerim
Yamalarımın izlerini göz kanımdan süzerek
Randevulaşıp anlatıyorum gökyüzüne
Sigara küllerimden kaneviçeler düzerek..

Benden kederli olmasın çok sular gördüm
Sesi soluğu çıkmayan nice yağmurlar geldi
Sisli bir günaydının kederini misafir bildi ömrüm.
Geldi;
Ve gelip ardından geldiği gibi gitti
Kesik attım kalbimin civarına
Acısına tuzu bastım kederimi tuzdan öte bilerek
Randevulaşıp anlatıyorum gökyüzüne
Sigara küllerimden kaneviçeler düzerek..

Küsmeye ramak kalmış hissettim kendimi
Gökyüzüne küstürecek varlığın halimi
Dedim sen yoktun vardı gökyüzü
Dedin ben geldim görsün gönlün gül yüzü
Çehrende ihanete gebe baharların günyüzü
Kandırılmış filizlerimin kederli toprağını eşeleyerek
Randevulaşıp anlatıyorum gökyüzüne
Sigara küllerimden kaneviçeler düzerek..

Kederime alıntılanmış bir ölüm senaryon
Başrol sen , ölü sen ken güya diri ben.
Ölünce ölünüyordu ya diriyken candan kesilen ?
Borç bildim ahtım var göklerden şahidim var

Ey gökyüzü durma yıldırımlarınla çevirdiğim sırtıma bilen.
Kızgınlığımla sarmaş dolaş , ben leş .
Hakkım kalmadı helallik boynuma vebal
Bir oyundu bu oyunun son sahnesi
Gülen bu ay kainatın bilsem ki son cilvesi
Bir hatıram vardı severken kelebekleri
Sakladım bugünün geleceğini bilerek
Randevulaşıp anlatsam gökyüzüne
Sigara küllerimden kaneviçeler düzerek..

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.