Nasıl Müslümanlarız?

Alemlerin rabbi olan Allah’a hamdolsun. Rasul-û Ekrem Muhammed Mustafa’ya O’nun ehl-i beytine , ashabına , Rabbimizin nihayetsiz ilminin adedince salât ve selam olsun..

O Allahu Teala ki “Göklerin ve yerin mülkü O’nundur. O çocuk edinmemiştir. Mülkünde  ortağı da yoktur. Her şeyi yaratmış ona ölçü, biçim ve düzen vermiştir.”[1]

Şükürler olsun o Rahman’a ki bizi Müslümanlar olarak yarattı.Zât-ı Âlisini bize tanıttı.Muhabbet tohumlarını kapkatı kesilen gönül tarlamıza attı. Şükürler olsun o Rahman’a ki . bizi canlar feda Muhammed Mustafa’ya (s.a.v) ümmet yaptı. Ne kadar şükretsek az. Şükürlerimiz bihayli ehl-i naz.

“Andolsun sizi yarattık.Sonra size şekil verdik.Sonra da meleklere “ Adem için saygı ile eğilin” dedik. İblisten başka hepsi saygı ile eğildiler.O saygı ile eğilenlerden olmadı.”[2] “Sonra (pusu kurup) onlara önlerinden arkalarında sağlarında ve sollarından sokulacağım ve sen onların çoğunu şükreden (kimse)lerden bulamayacaksın.” [3]Dedi şeytan.

Şeytana mı kandık biz? Nedir bu halimiz? İnsanlığımızın mı Müslümanlığımızın mı kıymetini bilmekteyiz.? Darmadağın olmuşuz. Tavizimizle  başka tavizler doğurmuşuz.Yolumuzu kaybetmiş, özümüzü yitirmişiz. Kulluğumuz solmuş bizim.

Allahu Teala “Gerçek müminler ancak o kimselerdir ki yanlarında Allah zikredilince kalpleri ürperir.Kendilerine O’nun ayetleri okununca bu onların imanlarını artırır.Ve yalnız Rablerine güvenip dayanırlar.”[4]buyuruyor. Kaç kez ürperdi gönüllerimiz? Bu çorak topraklardan da kurak kalbimiz, lâl olmuş dilimiz,dünyaya çivilenen aklımız fikrimiz…

Peki nasıl Müslümanlarız biz? Sorduk mu kendimize?

Uykumuzdan taviz vermeyen , haram helal demeden , doymak bilmeyip yedikçe yiyen,onu bunu çekip çekiştirirken nasıl Müslümanlarız ?

Müslümanız diyoruz da dinimiz İslam’ı yaşamıyoruz aslında.

Feda ettiğimiz neyimiz var ki Allah yoluna? Sımsıkı kapalı avuçlarımız ile zindan kesmiş gönlümüzden kopmamışken bir şey, paylaşmak nedir bilmezken, komşumuz aç biz tok yatarken nasıl Müslümanlarız?

Her günahımıza bir kulp bulup, tevbeyi unutup ,boş şeylerle avunup Kur’an ‘ dan bî haberken nasıl ..?

Biz sabaha kadar namaz kılan Peygamberin uyumaktan gözleri şişen ümmetiyiz. Biz yoksullara sırtında un çuvalı taşırken sırtı moraran Peygamber torununa  karşın, alışverişte ayaklarına kara sular ineniz.Biz reklam arasında namaz kılan,komşu ile dedikodu için fal açan ama yaşlı ana babasının kapısını açmayanlarız.

Ucuz iphone için 2 gün önceden mağaza kuyruğunda bekleyeniz de, Cuma’nın iki rekat farzını cami avlusunda kılamayanız. Biz , kızlarımız küçücükken makyaj malzemeleri alan ama eline Kur’an vermeyenleriz. Oğlanlarımıza 2 yaşında “gol” attırırken ,22 yaşında bile namazı tattıramayanız. Biz faizle kredi çekip ev yaptıran, bittiğinde de konu komşuyu çağırıp Kur’an okutanız.

Biz bir natüvan hastayız şimdi. Ruhumuz, gönlümüz  hasta bizim. Namazsızlığın Kur’an’dan  uzaklığın verdiği elemi tadanlarız. Ne vakit ki koyarız edebi kalbimize,şöylece silkelenip, güzel bir abdest ile kendimize gelip,Rabbimize yöneliriz ancak o zaman sıhhate erişebiliriz. Kur’an’ı anlar, Kur’an ile  yaşar,Allah’ın ipine sımsıkı sarılır,  secdelerde uyur secdelerde uyanırız.. İşte o vakit Allah’ın rengine boyanırız.

“Kim kötülük işler veya nefsine zulmedip sonra Allah’tan bağışlanma dilerse Allah’ı bağışlayıcı ve merhamet edici olarak bulur.”[5]

“Gerçek şu ki, Allah benimde Rabbim sizin de Rabbinizdir. Öyleyse O’na kulluk edin. Dosdoğru yol budur.”[6]

[1] Furkan Suresi 2.Ayet

[2] Araf Suresi 11.Ayet

[3] Araf Suresi 17.Ayet

[4] Yunus Suresi  2.Ayet

[5] Nisa Suresi 110.Ayet

[6] Meryem Suresi 36.Ayet

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.