Nereye Gidiyorsun?

Arkamdan bir ses; “Nereye gidiyorsun?” diye bağırdı. Daha önce duymamıştım bu sesi ve arkama dönmeden yoluma devam ettim. Tahminen 10 15 adım sonra o sesi yine duydum. ”Zamanın doldu, nereye kaçıyorsun?”

Zaman mı, ne zamanı? Tanımadığım bu ses neyden bahsediyor olabilirdi ki? Evden çıkıp yolumu camiye doğru kırdığımdan beri peşimi bırakmamıştı. Şimdilerde birine güvenmek hiç de akıl kârı değildi ama bu kişi benden ne istiyordu?

Belki tanırım veya beni başkasına benzettiğini söyleyip yoluna devam eder diye durdum ve yavaşça arkama döndüm. Karşıma geldiğinde inanamadım, adeta küçük dilimi yutmuştum. Konuşmak, sormak istiyordum ama soramıyordum. Ve daha önce de dediğim gibi onu hiç mi hiç tanımıyordum.

“Peki!” diyeceksiniz ki tanımadığın ama bu korktuğun kişi kim? Kim mi? Herkesin bildiği fakat karşısına çıkmasını istemediği o kişi. Ondan ziyade görevlendirildiği şeyden korktum. Hiç beklemediğim zaman karşıma çıkagelince gayr-i ihtiyari donup kaldım.

Yapacaklarım, hayallerim, ailem gözümün önünden sırayla geçince konuşamadım. Ertelediğim sorumluluklarım var gücüyle akıl sarkacıma vurunca nefes alamadım. Boğuluyordum hem de denizde değil bir ter zerreciğinde!

Sonra o ses tekrar yankılandı kulaklarımda:

“Kalk ve silkelen! Boşuna gelmedin bu dünyaya, nefesini hoyratça kullanma! Sorgula kendini! ‘Nereye gidiyorsun?’ sorusunu benden duymadan evvel ona cevaplar ara! Yaşamı bir lütuf, günleri fırsat olarak görüp tüket ilim yolunda! Ve asla ama asla paranın kulu olma!”

Merve Kaya

'' Nokta büyüklüğündeki dünyada, bir zerre! '' ( Blog: https://uzletgah.wordpress.com/ ) ( İnstagram: @mrvenurkya )

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.