“Özlemek” Diye Bir Şey Var!

Yakın olmayan hatta çok uzaklarda özlemek diye bir şey var. “Elle tutulur mu?” diye sorsan tutulmuyor. Kalbe bol geliyor hatta çoğu zaman sığmıyor. O yoksa canın yanıyor ve doluyor gözlerin. “Özlemek” diye bir şey var. Tükeniyorsun, kalmıyor mecalin…

Sürç-i lisan artık tüm kelimeler. Sen sustukça ben ölüyorum. “Özlemek” diye bir şey var. Sustukça ölüyor tüm sevmeler. “Özlemek’ diye bir şey var mı?” diye soruyorsun, ya! Yorgun ve bitap kalana kadar işte seni özlüyorum.

Gidemiyorsan sen de seviyorsun demektir. Maalesef “özlemek” diye bir şey var. En çok susanlar yanılır, bunu bil! Umurumda değil ne kar ne zarar. Hiçbir şey senin zannettiğin gibi değil. “Özlemek” diye bir şey var!

Teker teker kovamıyorsun o güzel anıları. Ne yazık ki “özlemek” diye bir şey var. Göğüs kafesinden canına kasteden o melun sancıyı. “Özlemek” diye bir şey olmasa hiç dost edinir misin uykusuz sabahları? Aşk kadar gerçek! “Özlemek” diye bir şey var…

Canını yakan kelimeler olmasa gerek. Virane bir kuytuda ağlayan da sen değilsin. “Özlemek’ diye bir şey yok.” diyorsun. Üzgünüm, “acıdan yanan bir yürek ve özlemek” diye bir şey var…

Zamanla daha çok yüreğinde büyüyor, yollarını bekledikçe verip veriştiren bir kalp ağrısı. Sevdaya dair belki de bir aşk narası volkan gibi içinde bekliyor. İnanmak istemesen de “özlemek” diye bir şey var. Bir alev topu gibi tüm bedenini gittikçe sarıyor…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.