Sanki Gözlerin Kal Der Gibi..

Laura Whitcomb Hayalet Sevgilim adlı kitabındaki şu sözleriyle tüm dikkatleri üstüne çekmektedir;

“Üzerimde birinin bakışlarını hissettim. Çok rahatsız edici bir duyguydu, özellikle de ölü olduğum düşünülünce.”

Gidersen aşkından, kalırsan gururundan olursun diyen büyüklere inat günümüz aşkları saman alevi misali gelip geçiyor. Oysa bir kadını aşkınızdan istifa dilekçesini vermeye zorlamanız onu öldürmenizle eşdeğerdir. Kadınlar sevilmediklerinde ölürler. Erkekler ise aşk söz konusu olduğunda asla cesur davranmazlar.

Onlar için artık bir yabancıdan farksız olmak istiyorsanız kadınlara sevmediğinizi söyleyin. Üstlerinde biraz kokunuz ve bir çift yabancı bakışınız kalsın. Bayım onlara geri dönmeyi ise asla düşünmeyin. Çünkü onlar yabancılaşan birinin yasını tutmayacak kadar akıllıdırlar. Güzel anıları, geçmişten kalan kırıntıları ve gidişinizden kalan esameleri ise bakir çeyizleri gibi gönül sandıklarında saklayacaklardır. Cevizden yapılma ahşap sandıklara benzeyen bu yıpranmış kalpleri açamayan anahtarların izlerinde, lavanta kokulu anılarınızı aramak samanlıkta iğne aramaya benzer. Gizli duygularını size göstermeyecek kadar usta davranan kadınlar, can acısını da lavantalara sararak saklayacaklardır. Neden mi? Çünkü Kadınlar unutmaz.

Yumuşak başlı, masum, Sizin mutluluğunuzu kendi mutluluğundan önde tutan kadınları maalesef bayım sizler öldürdünüz. Artık onların yerine hile ve yalana başvurmaktan çekinmeyen, otoriteye başkaldıran asi kadınlarla baş etmek zorundasınız. Yan yana yürümeyi istemediğiniz kadınların sizi geçmesinden rahatsızlık duymanız ise düpedüz ahmaklıktan ibarettir. Göğün en yüksek rüzgârına kapılan kanatlarını özgürlük ateşiyle tutuşturan sürmeli gözlerin bir asi kartaldan artık farkı yoktur. Gökyüzünü delen kanatlarının sonsuz çırpınışlarının sesi tüm yeryüzündeki hem cinslerine ayrı bir umut vermektedir. Neden mi? Çünkü Kadınlar özgürdür.

Bazı sözler birer teselliyi andırıyor. Kelimeler diyorum yetmiyor oysa hepsi yan yana. Anlamını yitiren her şey susuyor. Susan her şeyde biraz da olsa kırgınlık saklı. Sanki gözlerin kal der gibi; artık erkekler sorumsuzca, korkakça, gizlice ve içinden seviyor. Neden mi? Çünkü Erkekler Korkak!

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.