Sen; En Güzel… (Hoşgeldin En Sevgili)

Yağmurun sesinde bir parça sen varsın,
Çölün kumlarında bir parça ayak izin.
Güllerin taç yapraklarında tanıdım parmak uçlarını.
Kudüs’te selamladım tüm peygamberlerle namaz kılışını.
Ve…
İşittim, itaat ettim; alemlere rahmet ahlâklı kelamını.
Ki kelamın, ne bir şiirdi.
Ne de sen bir şairdin…
“Ümmetim, ümmetim” dedin.
Dizlerimiz çözüldü kaldık öylece.
Zamanında kahrolayım.
Zamanında tevbe ile adaş olayım.
Vakit kıtlığa yaklaşınca ya Rasulullah,
Aramızda sadece tabutun gıcırtısı olsun…
Zaman ahir, bedenler günah küpü.
Taştı taşacak fakat hala yükledikçe yüklüyor nefis.
Kol kanat geriyor vesvese boyunlarımıza.
Oysa biz söz vermedik mi kalu belada?
Şimdi, O göçtü Refik-i Alâ’ya,
“Ümmetim ümmetim”
Mübarek dudağında hâlâ…
İmdilerde “layıklık” kalmış hangi askıda?

Gizem Yurdakul

Kul ve kül olmaya dair bir mahlukat.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.