Sıkı Dur Anne! Ben Geliyorum…

Hiç şüphesiz Dünya’nın en hasret dolu ve en güzel bekleyişi yeni gelecek olan bebeğimizin evimizi şenlendirmesini beklemek. Zira şimdiye kadar yaşamadığınız bir deneyimi anne ve baba olmanın güzelliğini tatmanıza vesile olacak. Alıştığınız düzeni tepetaklak edecek ve kendinizi yeni bir yaşam tarzı içerisinde bulacaksınız. Hani Mevlana’nın o sözü var ya;

“Bırak hayat sana rağmen değil, seninle beraber aksın! Düzenim bozulur, hayatım alt üst olur diye endişe etme! Nereden biliyorsun hayatın altının üstünden iyi olmayacağını?”

Emin olun! “Altı üstünden daha iyiymiş!” dedirtiyor bu güzellikler.

(Burası Hamileler için) Hamilelik ise hakikaten zorlu bir süreç. Heyecanlar, korkular, sevinçler ve diğer tüm duygular kalbinizde büyük bir karmaşaya sebep olurken, daimi bir endişe içerisinde hissediyor olabilirsiniz kendinizi. Hormonlarınızın etkisinde her günü ağlayarak geçiriyor, baktığınız her yerde bir hüzün buluyor, kendinize ağlayacak sebepler üretiyor da olabilirsiniz, ama unutmayın! Bunlar çok normal duygular. Hatta bundan sonrasında yaşayacaklarınız da oldukça normal. Anormal olan bunların normalliğinin unutulması! Kimsenin sizi üzmesine izin vermeyin bu konuda! Tek yapmanız gereken her anın tadını çıkarmaya odaklanmak!

Evet, sizi anlıyorum. Günler hamilelikte normalden daha yavaş geçiyor. Dakikalar başlarda oldukça endişeli ve merakla, sonlarda ise ufacık tekmelerin verdiği sevinçle ve oldukça zorlu sayılıyor. Mide bulantıları, ağrılar, beklentiler ve daha neler neler kaldırması zor imtihanlardan da geçilebiliyor. Ama hepsi küçücük bir insanın hayata gelmesinde ki öncü haberler. O minnacık yürek ilk yaratıldığından itibaren emanet size. Tıpkı sizin de eşinize emanet olduğunuz gibi…

(Şimdi tavsiyelerime geçeyim)

Tüm bu yaşadıklarınızın sebeplerini ve ne şekilde gerçekleştiklerini merak ediyorsanız benim gibi Sağlıklı Gebelik Rehberi, Mayo Clinic elinizden hiç düşmeyecektir eminim. Her ay bebeğinizin gelişimini, ultrasondan ayrı, kitaptan ayrı takip edeceksiniz. Doktorunuza soracağınız soruların cevapları dahi daha bilinçli olacak, bundan emin olabilirsiniz. Şunun da altını çizmek istiyorum. Hem anneler hem de babalar için okumaya en çok zaman ayıracağınız bir dönem hamilelik dönemi. Çünkü sonrasında ki sorumluluklarınız ve bebeğinizin ihtiyaçları buna -ilk sene için özellikle- pek de imkân vermeyecek…

Dipnot olarak da eklemeden yapamayacağım…

Bol bol dinlenin, gülümseyin, hamileliğin tadını çıkarın! Eşinizle akşam yürüyüşleri yapın! Güneşin doğuşunu ve batışını kaçırmayın! Sevdiğiniz ne varsa, hamilelik döneminde özellikle bunlara yoğunlaşın! Olumlu ve pozitif insanlarla görüşün! Sizi üzen ve strese sokan muhabbetlerden mutlaka uzak durun! Kimsenin size kendi hamileliğini yahut sıkıntılarını anlatmasına izin vermeyin! Asla da anlatılanlara takılmayın! Herkesin hikâyesi de imtihanı da farklıdır unutmayın!

Tabi bol bol da okuyun bu arada! Öğrendikleriniz inanın sonrasında çok işe yarıyor. Okuduğum her kitabı paylaşmak istemiyorum. Beğenmediklerimi ya da aynı gördüklerimi eledim. Ben en beğendiklerimi ve en çok işinize yarayacağımı düşündüklerimi sizlerle paylaşmak istedim…

Genç Anneye Mektuplar, Dr. Wilhelm Stekel ile devam etmek istiyorum. Ali Çankırılının çevirisiyle okumaya ilk başlama kitabı olarak genelde bunu öneriyorum. Çünkü bir günde bitiyor. Hem de aklı karıştırmadan, akıcı bir üslupla yeni kitapların okunması gerektiğine inandırıyor insanı. Çünkü ciddi eksiklikler mevcut. Bu kitabın ardından Baba Olma Sanatı yani; Çocuk Eğitiminde Babanın Rolünü anlatan, Prof. Dr. Sefa Saygılı ve Pedagog Ali Çankırılı’nın kitabını öneriyorum. Genelde annelere yönelik kitaplar göreceksiniz ki bence bu doğru değil. Bunu da en güzel açıklayan kitap bu olsa gerek. Babanın çocuğunun üzerinde ki en büyük sorumluluğunun anneyi memnun etmek olduğunu anlatıyor. Zira mutlu eş- mutlu yuva, mutlu yuva- mutlu çocuk demek aslında, babalara ne kadar büyük ve özverili bir görev düştüğünün de kanıtı anlatılıyor bu kitapta. Toplumumuzun geneline hakim olan anne fedakarlıkları ve merhameti kapsamının genişleyerek, babanın evinin çobanı olduğunu ve her türlü yardıma ihtiyacı olan eşini asla yalnız bırakmaması gerektiğini vurguluyor.

Aynı kitabın diğer bir versiyonu ise Anne Olma Sanatı, Çocuk Eğitiminde Annenin Rolü, yine Prof. Dr. Sefa Saygılı ve Pedagog Ali Çankırılının ortak çalışması. Aradığınız geniş bilgileri bulabileceğiniz eserler değiller. Ama okumaktan uzak duran yahut uzun zamandır kitap okuyamamış, kısa ve öz bilgi isteyen aynı zamanda da akıcılık arayanlar için çok uygunlar.

Sanat demişken benim en hoşuma giden bu alanda Annelik Sanatı kitabı ile, Pedagog Adem Güneş Hoca. Yürekten gelen cümlelerden midir bilmiyorum, bende okuduğum tüm pedagoglara göre daha iyi bir yankı bıraktı. Cümleleri net hatırlayabiliyorum. Madde madde açıklamalar yapmasından ötürü de akılda daha rahat kalıyor. Bakın bu kitabın tanıtımında neler yazıyor…

Kadın yalnızdır aslında…
Eşi olsa da, çocukları bulunsa da…
Sevincinde yalnız…
Ağlamalarında yalnız…
Çocukluğunda yalnız, genç kızlığında yalnız…

Çaba içindedir herkes, ondan bir şeyler koparmak için…
Kimi sevgisizliğinin doyurucusu gibi tanır onu…
Kimi yalnızlığının gidericisi gibi…
Ve belki karşılıksızlığından olsa gerek, verdiği “iyi eder” insanı…

Bir annenin yalnızlığının derinliğini görmek… Ona gerçekten “eşlik” etmek…
Ona eşlik ederken, onunla iyi olmak isteyenler için yazıldı…
Bir kadının öfkesinin çocuksu zayıflıklarını örtme çabası, kızgınlıklarınınsa artık bunaldığının işareti olduğunu fark etmek isteyenler için yazıldı…
Ve belki kendinin nasıl bir anne olduğunu aynada görmek isteyen anneler için yazıldı…

Bu kitaptan bahsetmişken; Nezaket ve Zarafet için Mahremiyet Eğitimi adlı eserini de listeye almadım ama okuyabilirsiniz. Tabi bu daha ileriki yaşlar için yazılmış bir eser. Ama endişelerinizi gidermenize yardımcı olur. Diğer bir eseri ise Çocuk Neyi Neden Yapar? İnanın ilk çocuğu olan ebeveynlerin sıklıkla sorduğu sorulardan biri bu aslında. Şimdi bunu neden yaptı ki? Dediğiniz zamanlar çok oluyor. Ki emekleme sürecinden yürüme sürecine kadar ki dönemde dahi aklınıza takılan sorulara kısmen de olsa cevap veriyor eser. Ama en önemlisi Güvenli Bağlanma kitabı. Sırf  bu mevzu için dahi kitap tavsiye listesi hazırlayabilirim. Zira bize öğretilen ya da dayatılanın aksine, çocuğun anneye olan bağlantısının kuvveti arttıkça, bireyselliğin sağlamlaştığını, ayrıldığında güvende hisseden bir evlat olduğunu yani; anneden emin olan çocuğun anneye güvendiğini ve ondan ayrı kaldığında güven hissiyatının devam ettiğini anlatıyor. Diğer bir deyişle; uzak tutulan çocuk değil yakın tutulan çocuk anneyi rahatlatıyor. Bir diğer hususta mesela bebek odasın hatta oyuncakların çocuk için değil ebeveynler için olduğunu, zira çocuğun anneden başka hiçbir şeye ihtiyacı olmadığını anlatıyor.

Hemen konuyla bağlantılı Fıtrat Pedagojisi, Hatice Kübra Tongar’ın eserine gelirsem. Şimdiye kadar okuduğum kitaplarda dahi örneklerini bulamadığım Nebevi Metotla alakalı çok güzel mevzuları bir araya toplamış. Ciddi bir çalışmanın nimetinden faydalanmış gibi hissettim okurken ve bayan bir yazarın iki küçük çocuğuyla bunu başarması beni son derece mutlu etti. Çünkü Efendimiz s.a.v. ve sahabelerle alakalı daha önce böyle güzel bilgiler edinmemiştim. Bağırmayan anneler kitabı bende aynı etkiyi uyandırma da, bu eserin ikisi de gerçekten çok güzel.

Bebeğinizin İlk Yılında Sizi Neler Bekler; yabancı eserler de çok sorulduğu için ilk olarak bu kitabı araştırdım ve okudum. Bu eser de ebeveynlere anne babalara bebekleriyle geçirecekleri ilk yıl boyunca bilmek isteyecekleri her şeyi ayrıntılarıyla açıklamışlar. Hatta aylık düzene göre hazırlanmış bilgiler mevcut. Yani Mayo Clinic gibi; ilk yıl aklınıza gelebilecek soruları yanıtlayan kapsamlı bir rehber niteliğinde…
Bunlar ne diye sorarsanız; İlkyardım bilgileri, bebeğin temel bakımı ile ilgili gerekli bilgiler (banyo yaptırma, beslenme, emzik kullanma, biberon, yiyecek tanıtımı vb.) Ayrıca çocuk hastalıklarından doktor seçimine kadar pek çok konuda faydalı bilgiler veriyor…

Aynı tarzda. Benim Sağlıklı Bebeğim kitabı da var. Zafer yayınlarından. Lakin iki eseri de okumuş olsanız da maalesef çocuğunuz hastalandığında bu bilgilere göre hareket edemiyorsunuz. Ne olduğunu öğrenebilmek için doktorunuza başvurduğunuzda ancak bilgi ediniyorsunuz. O yüzden hastalıklar haricinde ki bölümlerin hayata geçirilebileceği daha doğrusu değerlendirilebileceği kanaatindeyim.

Bebek Bakım Sorunlarına Mucize Çözümler/Tracy Hogg’un kitabı ise Dünya’da bu mevzuda en çok okunan kitap. Hatta İnternette bebek bakım sorunları alanında arama yaptığınızda karşınıza çıkan ilk birkaç kitaptan biri de Tracy Hogg’un. Geceleri deliksiz uyuyan, gündüzleri iştahla yemeğini yiyen, kendi başına sıkılmadan oyun oynayabilen, ne zaman ne istediğini anlayabildiğiniz bir bebek büyütmek… mottosuyla tanınan Tracy binlerce bebeğin bakımında bizzat yer almış bir bebek hemşiresi imiş (genç yaşta kanserden hayatını kaybedene dek). Kitabın en büyük faydası bebeklerin hangi aylarda ne kadar uykuya, yemeğe vb. ihtiyacının olduğunu, uykusuzluğa sebep olan başka problemlerin olup olmadığını nasıl anlayacağınız konusunda size ipuçları sunması…

Fakat tüm bunları bilseniz dahi yaşayarak tecrübe edindiğiniz de hiçbir bebeğin kitaplarda ki bilgiler gibi olmadığını, her bebeğin fıtrat yönünden de algı yönünden de farklı olduğunu öğreniyorsunuz.

Kısacık bir örnek verirsem, benim oğlum uyku sevmeyen bir bebek. Bütün uyku metotlarını -biri hariç ki onu da çok merhametsiz bulduğum için denemedim- denedim. Hatta doktoruyla da istişare ettim. Sonuç şu; 1 gün uyuyor, ikinci gün sabaha kadar yatağında oyun oynuyor. Bir gün benim gönlümü, diğer gün kendi gönlünü yapıyor.  Yeni dönem uyku eğitmenlerinden birkaç kişiyle de görüştüm. Bana tavsiye ettikleri metotlara yanıt vermeyen bir bebek olduğunu söylediğimde, 1000 de 1 çıkıyor dediler. Demek ki her çocuk aynı değil! Metotlar ne kadar bizi rahatlasa da, kendi içimizde ve çocuğumuzun davranışlarından edindiğimiz bilgilerle hareket ediyoruz aslında ki Pedagoglara göre annenin çocuğunu tanıması en önemli hususlardan biri aslında…

Son olarak da Harika Çocuk Nasıl Yetiştirilir?/Tim Seldin kitabı. Şimdi ismi dahi itici değil mi? Ama montessori diye yaygın bir yöneliş var ki  “harika” bir çocuk yetiştirme derdinde olmayanlar dahi alıyor. Nedenine gelince içi tamamen resim. Mont giymeden, ayakkabı giymeye, bisiklet sürmeden, farklı oyunlara kadar hepsi var. Basit konu başlıkları ve renkli, resimli, çocuğun da göz atabileceği bir kitap, pratik bilgiler içeriyor. Bu çok beğenilen eseri ben ek gıdaya geçiş döneminde yeni yemekler yedirirken kullanmaya başladım.

“A, bak! Burada ne var? Şimdi ayakkabılarını bağlıyor.” gibi cümlelerle resimleri anlatırken, bir dahakinde resimlere bakarak tepki verdiğini gördüm. İleride de işimize yarayacağını düşünüyorum.

Bu sefer ki yazım eskilere nazaran oldukça uzun oldu canlar, ama inanın çok önem verdiğim bir konu ve es geçmek istemedim hiçbir eseri. Tavsiyelerinizi ve yorumlarınızı bekliyorum.

Evlatları olanlara sağlık, sıhhat, afiyet,

Olmayanlara hayırlı, sağlıklı, mutlu evlat,

Büyütmüş olanlara da hayırlı, mutlu, sıhhatli torunlar diliyorum!

Dualarınızı eksik etmeyin!

Muhabbetle efendim…

KİTAP ADI YAZAR YAYINEVİ
1 GÜVENLİ BAĞLANMA ADEM GÜNEŞ TİMAŞ YAYINLARI
2 FITRAT PEDAGOJİSİ 1-2 HATİCE KÜBRA TONGAR HAYYKİTAP
3 ANNELİK SANATI ADEM GÜNEŞ TİMAŞ YAYINLARI
4 BENİM SAĞLIKLI BEBEĞİM TUNCEL AYDIN – ALİ ÇANKIRILI ZAFER YAYINLARI
5 ANNE OLMA SANATI SEFA SAYGILI – ALİ ÇANKIRILI ZAFER YAYINLARI
6 BABA OLMA SANATI SEFA SAYGILI – ALİ ÇANKIRILI ZAFER YAYINLARI
7 ÇOCUK EĞİTİMİNDE POZİTİF İLETİŞİM ADEM GÜNEŞ NESİL YAYINLARI
8 GENÇ ANNEYE MEKTUPLAR WİLHELM STEKEL ZAFER YAYINLARI
9 BEBEK BAKIM SORUNLARINA MUCİZE ÇÖZÜMLER TRACY HOGG – MELİNDA BLAU GÜN YAYINCILIK
10 HARİKA ÇOCUK NASIL YETİŞTİRİLİR? TİM SELDİN KAKNÜS
11 BEBEĞİNİZİN İLK YILINDA SİZİ NELER BEKLER HEİDİ MURKOFF EPSİLON
12 SAĞLIKLI GEBELİK REHBERİ MAYO CLINIC EKSİK PARÇA

 

 

Sıkı Dur Anne! Ben Geliyorum…” için bir yorum

  • 16 Şubat 2018 tarihinde, saat 19:02
    Permalink

    Emeğine sağlık çok güzel tavsiyelerde bulunmuşsun😊

    Yanıtla

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.