Sızlıyor Yüreğim; Unuttuğum için Hakikati!

Sızlıyor Yüreğim; Unuttuğum için Hakikati!

Unutuyorum…
Fâni olduğumu,
Göğsümde taşıdığım kalbimin bir gün duracağını…
Ölçüsünü kaçırdığım her şeyden yara aldığımı, bu yüzden aynı yanımdan bir kere değil, defaâtle sınandığımı, bilinmezliğin içine kendimi sürüklediğimi…
Yitirdiklerime bakıp, gönül bohçamın dağılışına gözyaşlarımı akıtırken, asıl yitirdiğimin kendim olduğunu, asıl kendi dağılışıma ağlamam gerektiğini unutuyorum…
Daha kaç gönlün eleğinden geçmem lazım ki diye içli içli inlerken, isyan kapısının eşiğine geldiğimi,
Bir adım, bir adım daha atsam o kapının ardında ateşle karşılaşacağımı unutuyordum…
Emanet hayallerin içine sığmaya çalışıyor, yoruldukça yoruluyordum. “Oldum” sanıyor, olamıyordum…

Süslü kelimelerin eteğine sığınıp, dilimi bu kadar yorarken, gönlümün dilini ahraz ettiğimi unutuyorum…
Dolunayımı hep hüzünlü bilirken, kendimi o hüznün kafilesine asıl benim soktuğumu,
Kırılırken ümidimin kanatları, uzağındayken tüm yakınlıkların ve dahi bekçisiyken yorgunlukların, dünya denen bu âlemde mutluluğun baki olmayacağını, misafir olduğumu unutuyordum işte.

Gitsem ardımdan yasımı kim tutacak ki diye düşünürken, içimde her gün ölen biri vardı. Ben vardım. ‘Ben’i öldürüyordum. Büyük vebal aldığımı, bedenime, ruhuma sahip çıkamadığım için sorguya sertçe çekileceğimi biliyor ama yine de unutuyordum.
Gönlümün ipini bağladıklarım bir bir gidiyor, içimin içi ıssız kalıyor, derdim işte derdim burada başlıyor. Ve derdim boyumu aştığında, telefon rehberimi karıştırıp, acaba kimi arasam ki diye düşünürken, hattı bana hep açık olanı unutuyordum.

Ve ben hep unutuyordum. Unuttuğum için de unutuluyordum. O’na adım atmayınca, koşsam kendime ne fayda… Soluğum kesiliyordu.
Utangaç bir gecenin kucağına atıyorum şimdi kendimi. En büyük tevbenin itiraf etmek olduğu bilinciyle yalvarıyorum şimdi O’na:
“Rabbim gördün işte; kötü bir öğrenciyim ben. Unuttum… Hep unuttum. Bunlar için senden özür dilerim. Tek ihtiyacım olan, yüreğime dokunman. Dokun ki en baştan başlayayım. Bismillah deyip yola çıkayım.
Kul olayım.
İdrakine varayım.”

Emine Aydın

Âziz İstanbul

Sızlıyor Yüreğim; Unuttuğum için Hakikati!” için 5 yorum

  • 4 Ağustos 2017 tarihinde, saat 10:12
    Permalink

    Ne kadar içten! Ve çok güzel ifade edilmiş hisler 🙂 Elinize, gönlünüze bereket, aklınıza sağlık Emine hanım 🌹

    Yanıtla
    • 8 Ağustos 2017 tarihinde, saat 20:40
      Permalink

      Tuba Hanımcım; hisseden yüreğinize sağlık sizinde 💜 Allah razı olsun 🌸

      Yanıtla
  • 5 Eylül 2017 tarihinde, saat 00:29
    Permalink

    Yureginize ve kaleminize zeval vermesin Rabbim ne güzel bir hakikat ki lisanı hoş kelamı derin . Huzur dolu bir yazi . Kaleminiz sonmesin efendim 👏🌼👏🌼🖋🖋🖤

    Yanıtla
    • 6 Eylül 2017 tarihinde, saat 12:49
      Permalink

      Gülcan Hanımcım Bilmukabele 🌸Okuyan yüreğinize sağlık 💜

      Yanıtla
  • 13 Kasım 2017 tarihinde, saat 09:50
    Permalink

    Okurken kapılıp gidiyor insan keşke hiç bitmese diyor.

    Yanıtla

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir