Söz…

Bilinmezi bekliyorum; müthiş bir inançla.
Aşkla, umutla, ısrarla…
Kuşların ağaçlara olan aşkına bakıyorum, dikenin güle…
Yarınlar aşkı değil midir, bugünlerin?
Yarınlarımsın benim.
Ve yarınlara olan inancım hiç bitmiyor sevgili.
Sende huzur var, mutluluk var, sadakat var.
Güven var sende.
Sende hayat var, ömür var.
Sende hiç tükenmesin istediğim tutkum var.
Bu yüzden ete kemiğe bürünme istiyorum.
Seni bu halinle öylece seviyorum.
Tılsımını bozmaya kıyamadığım yarınlarımsın benim.

Yürüyorum vuslata…
Ama ağırlaşıyor adımlarım.
Derman lazım bir tutam; içinde huzur olan, güven kokan.
Ben bana yetiyorum aslında.
Ama bir omza ihtiyacım olduğunda çıkıp gelmeyi unutma.
Evet, evet…
Sen yine de zamanı geldiğinde çık gel sevgili.
Bakma benim inatçı duruşuma, sen gelince yıkılır tabularım.
Söz, beklemeyi sevdiğimden daha çok seveceğim seni.
Daha çok yıllar seveceğim seni.

Gel sevgili!
“Çiçeğin dikeni var diye üzüleceğimize, dikenin çiçeği var diye sevinelim seninle.”

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir