Yağmur

Kırgınlıklarımızı süpürdüm bu gece, kırmızı naylon bir kürekle attım sokaktaki en kıyı köşeye. Sonra çocuk yanlarımızı düşündüm.

Yıllar geçtikçe yontulan cesaretimizi ve bir yaş daha büyüyen pişmanlıklarımızı peşi sıra…

Sonra sen geldin aklıma, haytaca gülüşün geldi. Olur, olmaz şeylere küfür edişin, seviyorum be işte anlasana diye lafımı kesişin!

Birlikte gülümsediğimiz o eski anılar geldi gözümün önüne…

Aniden kocaman bir nefes aldım. Omuzlarımı sarıp sarmalayan kokunu çektim ciğerlerime.

Pakete uzandı korkakça elim, senin ne kadar çok kızacağını bana bile bile…

Burnumun direği sızladı. Yine de tuttum kendimi, bilirdim ki sen gözyaşlarını sevmezdin.

Bugün sigaram da bana düşman sanki o da alev almadı. Sana özlediğimi bugün yine söyleyemedim.

Yağmur gökten boşanırcasına yağdı…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.