Yaşadığım Bu Çağa Ait Değilim Ben

Savaşı var herkesin yeryüzünde. Amaçlı amaçsız koşturmacası var. Uğraşları uğruna ezip geçmeye çalıştıkları ya da yüceltip taç giydirdikleri var. Hayat denilen ring de kaç çene kırmışsındır belki sende.

Güçlü-güçsüz durumu var bahsettiğim ring de bunun bir ortası yok. İfrat-altın oran-tefrit durumu olmadı olmayacakta. Birileri yenilecek birileri yenilmeyecek. “Hadi bir maçta ben yenileyim, diğerinde de sen yenil…” iyimserliği söz konusu dahi olamaz. İyimserlikten söz etmek de mümkün değil evvela. Durduk yere çekmedi bu sancıyı yazmak için kalemim. Ben de “Hayat Ringi”nde yaşamak mücadelesi veriyorum. Bende darbeler aldım, darbeler attım. Boks maçlarının olduğu ring gibi değil bu hayat ringi. Bir kişiyle yumruk yumruğa dövüşemiyorsun, sen aynı anda birden çok rakibe-düşmana-zıtlığa-savaşa muhataplık durumundasın.

Sen bazen vicdanı yok sayıyorsun kendinde. ‘Var olmak için yok edeceksin. Varlığını anlamlandırmak içinse yücelmeye çaba vereceksin. Yüceldikçe varlığını-yüceliğini korumaya uğraş vereceksin, unutma var olmak için yok edeceksin. Savaş psikolojisi tamamen sarmış olacak benliğini. Yeri gelecek can parçaların uğruna canlar parçalayacaksın. Ve hatta yeri gelecek can dediğin parçaları parçalara ayıracaksın. Kanlar dökeceksin, kafalar keseceksin, bedenleri darbelere maruz bırakacaksın. Belki de sen seri katil olacaksın varlığın için. Kurallar koyup, kurallar sökeceksin. Keyfine riayet etmeyeni yok edeceksin. Vahşi bir kaplan ilan edeceksin kendini. Gözün bir yerden sonra kandan başka hiç bir şey görmeyecek. Kandan renkli kadehlere, güçlüsün ya, yok etmeye maruz bıraktığın güçsüz kanlarını doldurup içeceksin.’

Ne yazmamı bekliyorsunuz ki benden! Ne yazmam lazımdı? Ortada içler acısı olan bu kanlı dünyayı daha ne kadar sevgi sözleriyle bezeyip bezeyip yazmam gerekirdi? Sabır çoktandır taştı benden, vicdan epeydir kaçtı benden, sevgi uzun zamandır uzaklaştı benden. Artık bu gerçek ringi yazmam lazımdı. Duyguların hırçınlık-kötülük-kin-haset-bela-bencillik-karaktersizlik-inat-edepsizlik-nefret boyutuna eriştiğini çıkar deryasında temiz insan benliğinin kirlendiğini söylemem lazımdı. Kral çıplaktı ve bunu görenlerden biriydim ben, şahitlik etmem lazımdı. Dünya denilen ring canlı renklere, güzel kokulara ve muazzam kostümlü varlıklara sahip değil. O soluk renklere, iğrenç kokulara, çirkin kostümlü yaratıklara sahip. Yaratıklar vahşi, yaratıklar kötü, yaratıklar edepsiz.

Ve ben nefret ediyorum bu çağa ait olmaktan. Yaşadığım bu çağa ait değilim ben. Belki de ben gibi niceleri düşünüyordur bu çağda böylesini? O düşünürler gibi benim de ütopyalarım olsaydı ve sizlere de haykırsaydım sonra, sonra beraber o ütopyaya iltica etseydik demiyor da değilim hani. Hayat ringinde iyilerden olun. Güçlü olmaya didinmeyin ama güçsüzlüğü de mesken bellemeyin. Sevgiyle edeple kalın.

Nazenin Benan

Journalist,sosyolojist.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.