2018’de Ne Okudum? -1

2014 yılından beri düzenli olarak, kitap okuma listesi tutarım.
Bu hem benim okumalarımı düzenler hem de bana bir hareket gücü verir, bana bir ‘kalk, oku’ der!
Hem ay bazında, hem yıl bazında kitap okuma konusunda ne yaptığımı, ne okuduğumu, hangi yazarları okuduğumu, hangi yazarların hangi eserlerini okuduğumu, aylar ve yıllara göre mukâyesemi sağlar hem de…

Bu yazımı da 2018 kitap okuma değerlendirmeme ayırdım. Böyle bir yazı kaleme almamın, dergimizde yayınlamamın sebebi; kitap okuyanlara, kitap okumayı sevenlere, kitap okumak için tavsiye isteyenlere faydalı olması dileğimdir. Zîra bendeniz kitap ve kitapla ilgili paylaşımlarda bulunmayı çok severim. Bunu yaparken de amacım aynı şekilde faydalı olmaktır.

Yıllardır aynı noktadayım:
Her kitabın bir kaderi vardır.Okunmasının, bitmesinin, hissettirdiklerinin, anlayabilmenin, sevebilmenin… Bizimle buluşmasının… Bu sene 55 kitapla buluştum… Bazıları, kitapçılara girer girmez bizim rafa da geldi. Bazıları yıllardır zaten rafımızdaydı. Bazılarını ikinci, üçüncü kez okudum. Bazılarının üzerine yazı bile yazdım… Bazı kitaplar beni kızdırdı. Tabii kızdıran kitaplar değil; yazarları idi… Bazıları da hayâl kırıklığına uğrattı. Bazıları gözlerimi ıslattı, içimi yandırdı. Bazıları ise tebessümlere, hattâ kahkahalara gark etti. Bazılarını elden bırakmadan 2 günde bitirdim. Bazı kitaplar ise günlerce elde, çantada, evin odalarında, masada, arabada gezmesine rağmen artık tam bir sancı oldu ama yine de bitti… Bazıları düşünce eseriydi. Dünya görüşümüzü oluşturan eserlerdi. Bazıları roman, hikâye, şiir…

Mukâyese:
2014’te 100 kitap,
2015’te 73 kitap,
2016’da 86 kitap,
2017’de 61 kitap okumuş iken, 2018’de 55 kitap okumuşuz. 2017’de nişanlılık ve resmî nikâh süreci, 2018’de düğün hazırlıkları, okul, iş, 1,5 aylık bir sağlık problemimizin süreci, düğün öncesi kuracağımız evin hazırlıkları, tâdilât, tâmirât, düğün ve düğün sonrası süreci derken 2018’in eylül ayında ancak, kitap okuma hâllerimiz bir düzene oturdu. Zaten ocak ayından eylül ayına 23, eylül ayından 31 aralıka kadar 32 kitap okumuşum. Yani 9 ayda 23, 3 ayda 32 kitap…

55 kitabın 11’i Mustafa Kutlu üstadımızın eseri.
3 Ocak 2018’den 30 Aralık 2018’e:
Chef, Hesap Günü, Tâhir Sâmi Bey’in Özel Hayatı, Ya Tahammül Ya Sefer, Sır, Yoksulluk İçimizde, Sıradışı Bir Ödül Töreni, İyiler Ölmez, Hüzün ve Tesadüf, Tufandan Önce, Yokuşa Akan Sular eserlerini okuduk. Aslında Kutlu’nun Hüzün ve Tesadüf, Tufandan Önce, Yokuşa Akan Sular, Tarla Kuşunun Sesi ve Sevincini Bulmak eserleri hâriç tüm hikâyelerini okumuş idim lâkin 2017’de Uzun Hikâye’den başlayarak -hayatımda ilk okuduğum Kutlu eseri o olduğu için benim için hep ilktir- tüm eserlerini yeniden okumaya başladım. Son çıkan 2 eseri olan Tarla Kuşunun Sesi ve Sevincini Bulmak’ı 2019’a ayırdım. Diğer hikâye eserlerini okudum.

Mustafa Kutlu üzerine birkaç kelâm:
Mustafa Kutlu sadece bir yazar değildir benim için… Hayatımı eserleriyle çepeçevre kuşatandır. Yaşadığım her durumda aklımda beliren eserlerin sahibidir. Dolmuşta, minibüste giderken; aklıma ‘Mavi Kuş’ gelir. Mavi Kuş’u 3 kez okumuşumdur. ‘Bibliyoman’ kavramını, kitap sevdalılığını bu kitapta öğrenmişimdir. Dünyayı, çıkışı olmayan bir hân gibi hissederim bâzân, ha işte o ânda âilesiyle gittiği lunaparkta bir türlü çıkışı bulamayan Süleyman Koç gelir aklıma yani Kutlu’nun “Bu Böyledir”i gelir. Hayatta bir şeyleri elimden kaçıracak gibi olsam aklıma “Kapıları Açmak”taki Cihan gelir… Ha Tâhir Sâmi Bey’in Özel Hayatı’nda Tâhîr Sâmî Bey, benimdir. İskender benimdir… İyiler Ölmez, başından sonuna apayrı etkiler beni…

İbrahim Tenekeci üzerine…
Mustafa Kutlu’dan sonra 8 eseriyle İbrahim Tenekeci, en çok okuduğum 2. yazar oldu bu sene… İbrahim Tenekeci’yi köşe yazılarından tanıyordum. Kitaplığımda “Tüfeksiz Hareketleri” 2 yıldır duruyordu. Mart ayında masama okumak için aldım ve okudum. Tenekeci’nin gazete yazılarından oluşan Tüfeksiz Hareketler’in her kelâmı içime işledi, desem abartmış olmam. Tüfeksiz Hareketler’i okuyunca dedim ki: ben tüm eserlerini alayım. Aldım da…
Bu sene Tenekeci’nin Tüfeksiz Hareketler’inden sonra, Üç Köpük, Peltek Vaiz, Güzellik Uykusu, Uçuş Denemeleri, Giderken Söylenmiştir, Kimsenin Kalbi ve Ağır Misafir eserlerini de okudum. Tüfeksiz Hareketler ve Uçuş Denemeleri deneme tarzı, diğerleri şiir… Yazısına da şiirine de hayran kaldım Tenekeci’nin… İnşâallah, bundan sonra Tenekeci okumalarımı devam ettireceğim…

Târihi romanda yazarım değişmedi…
Ekim 2014’te ilk olarak Alparslan isimli romanını okumuştum Okay Tiryakioğlu Hocam’ın… O tarihten sonra, Yıldırım Bayezid, 2 kez Devlerin Savaşı, Mevlana, Kuşatma1453, 2 kez Fatih, Cengiz Han, Yavuz, Çaldıran… Bu sene de Selâhaddin Eyyübî ve Attila’yı Okay Hocam’ın kaleminden okudum. Fatih Sultan Mehmed Han isimli romanını Sergâh Dergi’mizde değerlendirmiştim. Meraklısına, tarihi roman severine tavsiyemizdir. Saçmalamadan, zırvalamadan, aşırıya kaçmadan, kararında tarihi roman için Okay Tiryakioğlu Hocamızın eserleri, tavsiyemizdir.

Devam edecek…

Tahir Ceyhun Yıldız

1993 yılının soğuk 1 aralık gününde Eskişehir'de doğdum. Liseyi Eskişehir Anadolu İmam-Hatip Lisesi’nde tahsil ettim. Lisans eğitimimi Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde sürdürüyorum. Şiirlerim ve yazılarım Eskişehir’de yerel bir dergi olan Genç Birlik Dergisi'nde, Konya merkezli ve 5 sayı çıkarılabilmiş Sahhaf isimli matbû dergilerde yayınlandı. Yetkinliğe ilk adım olarak Sergâh Dergi'de yazmaya başladım. Daha sonra Halâskâr Dergi, Efendi Dergi, Şiâr Dergi ve Özlenen Rehber Dergisi’nde yazılarım yayınlandı. Türkülerin gücüne, kuvvetine inanıyor; ilhâmı türkülerden alıyorum. Kitapların varlıklarına her ân ihtiyâç duyuyorum... Eskişehir’de faâliyet gösteren bir haber ajansında editörlük yapıyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.