2018’de Ne Okudum? Son!

2018 okumalarımızı anlattığımız yazımızın son bölümü… 3 sayfayı da okumuş iseniz, tüm bölümler adına teşekkür ediyorum. Bu sayfayı da okur iseniz 5 kez teşekkür ederim 🙂

Kaldığımız yerden devam…

Mâvera…
Mâvera çok kıymet verdiğim yazar Serdar Üstündağ’ın ikinci kitabı… Derviş isimli eseriyle tanınan Üstündağ’ın Mâvera’sını geçen sene almış ama bir türlü başlayamamıştım. Son 3 aydır masamda duruyor yine de başlayamıyordum. Ama kitapların da bir kaderi vardı. Elbet bir gün başlayacaktım ve başladım.
Mâvera bir ev yangınıyla başlayan, yürek yangınıyla sona eren; hayatın her tokadını yemiş ve sonunda Hz. Rahman’ın şefkât tokadını yiyerek kendine gelmiş bir genci anlatıyor. Bir tasavvûfî roman, bir hikmet romanı bu eser. İçinde tasavvuf, tarikat adâbları var. Kişilerin nefisleriyle ve dünyalıklarla mücâdelesi var. Muhakkak kendinizi, kendinizden bir şeyleri bulacağınız bir eser. Şiddetle tavsiyemizdir.

Elhamdülillah Müslümanım…
Prof.Dr. Mehmet Yaşar Kandemir, günümüzün büyük âlim ve düşünce adamlarından. Kur’an ve sünnete göre yaşıyor ve bu iki ana kaynağa göre eserlerini kaleme alıyor. Bu eserinde bir Müslüman’ın bilmesi gereken iman esaslarının ve İslâm esaslarının ne olduğunu, bir Müslüman’ın ahlâkî özelliklerini, nasıl bir insan, nasıl bir âile reisi, nasıl bir komşu, nasıl bir baba; kısacası nasıl bir Müslüman’ olmamız gerektiğini anlatmış. Aynı zamanda günümüzde bazı Kur’an Müslümanlığı adı altında dinsizlik propagandası yürüten zevâtın ne yapmak istediklerini, hadis ve sünnete taarruzun sebeblerini, onların söyledikleri gibi ‘sünnet’ olmadan olup olmayacağını kırmadan ve dökmeden, hiçbir canı incitmeden ve her aklın anlayacağı bir üslûpla, Kur’an ve sünnetten hükümlerle, ashâbın ve velîlerin yaşamlarından anektodlarla anlatmış son olarak da atasözleri ve vecizelerle süslemiş.

Akşam Ezanından Önce Evde Olmak…
Yazar Rümeysa Oğuz’u tanımıyorum ama hikâyelerini çok beğendiğimi açıkça ifâde edebilirim. Kitap, ismini aldığı “Akşam Ezanından Önce Evde Olmak” hikâyesiyle başlıyor.  Üçer-beşer sayfa hikâyeciklerden oluşuyor. Ama hakikaten sizi saran, okudukça okuyasınızı getiren, nâif bir eser. Sizden, sizin dünyanızdan işâretler barındırıyor. Öyle bir kitap…

Eylül Biraz
Serap Kadıoğlu hocam, Şiâr Dergisi’nin genel yayın yönetmeni. Bir şiir emekçisi, bir gönül işçisi… Şiir gibi nâif, ince bir işin sahibi iken; gereken yerlerde dobra, herkese hakkınca muâmele ve mukâbele eden yürekli de bir hanımefendi… Kitabına gelince… Kitabının evvelen kapağı gayet etkileyici. Merâkınızı celbetmek adına ayrıntılarını paylaşmıyorum ki; siz kendiniz arayın, bulun ve istifâde edin diye. Şiirleri ise şahâne. Özellikle Sükût/Düşer isimli şiirini okudum, seslendirdim kendimce. Ayrıca Eren Bülbül için yazdığı şiir de beni çok hislendirmişti. Bu kadar ön bilgi yeter diyerek Serap Kadıoğlu’na da edebiyat ve dergi dünyasında muvaffâkiyetler dileyerek bu bahse de noktayı koyuyorum.

Sürpriz!
Efendim, 2018’de bir döküman okudum ki bu; kendimi nasibli saymama vesîle oldu. Çeşitli ödüller almış bir yazarımız ikinci kitabını hazırlıyor. Dökümanını bana attı; oku, değerlendir diye… Biz de büyük bir sevinç ve mutlulukla okuduk elbette. Biz okuduk beğendik, bu yıl inşâallah siz de beğenirsiniz. Şu ânda sadece bir taslak olduğu için eserin ismini, yazarın ismini söylemiyorum lâkin tâkipte kalın; çok hoş bir eser geliyor. Şiir mi, roman mı, hikâye mi, deneme mi, anı mı… Bekleyin…

Hülâsâ 2018…
Yazımızın son paragrafında ise birkaç kelâm etmek istedim. Bu yıl 55 kitap okudum ve toplamda 10.311 sayfa okumuşum. Bu yıl Mukadder Gemici, İbrahim Tenekeci, Ahmet Hikmet Müftüoğlu, Ali Emre, Ozan Bodur, Soner Yalçın, Süleyman El Belhî, Rümeysa Oğuz, Serap Kadıoğlu gibi isimlerin kitaplarıyla tanıştım. Bu isimlerin çoğunu yazılarından, şiirlerinden tanıyor idim. Ya da dergi çevrelerinden, yayın çevrelerinden tanıyor idim lâkin onları iki kapak arasında tanımam bu yıla nasib imiş.

Sorularınızı, eleştirilerinizi, fikirlerinizi ve görüşlerinizi bekliyorum.
Son!

Tahir Ceyhun Yıldız

1993 yılının soğuk 1 aralık gününde Eskişehir'de doğdum. Liseyi Eskişehir Anadolu İmam-Hatip Lisesi’nde tahsil ettim. Lisans eğitimimi Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde sürdürüyorum. Şiirlerim ve yazılarım Eskişehir’de yerel bir dergi olan Genç Birlik Dergisi'nde, Konya merkezli ve 5 sayı çıkarılabilmiş Sahhaf isimli matbû dergilerde yayınlandı. Yetkinliğe ilk adım olarak Sergâh Dergi'de yazmaya başladım. Daha sonra Halâskâr Dergi, Efendi Dergi, Şiâr Dergi ve Özlenen Rehber Dergisi’nde yazılarım yayınlandı. Türkülerin gücüne, kuvvetine inanıyor; ilhâmı türkülerden alıyorum. Kitapların varlıklarına her ân ihtiyâç duyuyorum... Eskişehir’de faâliyet gösteren bir haber ajansında editörlük yapıyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.