Ayrılık da Hayata Dair

Birinden uzak düşme ve ayrı olma durumudur. Birçok şarkı, türkü, şiir vesaire ayrılık üzerinde yoğunlaşır. Herkes kendi lisanıyla anlatır bu tarifi olmayan acıyı. Gelmiş geçmiş en zor ve dayanılması güç bir derttir. Bundandır ki çaresizlik boyun eğdirir insana ve hayata tutunmak için kalpte olanlar dökülür, kalemden kağıda. Ölümle de kıyaslanmıştır ayrılık, işte buradan daha iyi anlaşılır ne denli içimizi yaktığı.

“Ölüm ile ayrılığı tartmışlar,
Elli dirhem fazla gelmiş ayrılık.” demiş Karacaoğlan bir şiirinde.

Nice şair ve âşık dile getirmiş ayrılık acısını; kimi sazıyla söylemiş, kimi kalemden kağıda dökmüş. Ama hiçbiri, bu acıya çare bulamamış.

Aslında gülmek gibi üzülmek de hayata dair değil mi? İmtihanımız bazen sevdiğimizin arkasından gözyaşı dökmek de olabilir veya yanımızdayken, sevgimize karşılık bulamamak da. Sonuçta ayrılık bir tek uzaktakileri kapsamaz ki, yanımızda olup aramızda mesafe hissettiklerimize karşı da bu kelimeyi kullanabiliriz doğal olarak.

“Ne görsem, ötesinde hasret çektiğim diyar; 
Kavuşmak nasıl olmaz, mademki ayrılık var?” diye dile getirmiş Necip Fazıl. Kavuşmanın yolunu gözlemiş nicesi yârinin, nicesi Yaradanının özlemiyle yanıp tutuşmuş. Kimi de yarinin aşkını unutup Yaradanına kavuşmuş Mecnun gibi.

Kays’ın kıssasını biliriz hepimiz, Leyla’yı ne denli çok sevdiğini. Hatta ayrılık acısından dolayı kendini çöllere vurduğunu ve artık Mecnun olarak anıldığını. Bir süre sonra Leyla yanına varsa da onu tanımayıp; “Leyla benim içimdedir, sen kimsin?” dediğini ve onun eriştiği mertebeyi anlayan Leyla’nın bir süre sonra öldüğünü. Onun ardından da Mecnun’un hayata veda ettiğini, böylece ruhlarının hakiki kavuşmayı yaşadığını.. Necip Fazıl’ın dizelerine dönecek olursak da; kavuşmak elbette var er yada geç, burada veya asıl memleketimizde, yeter ki ümidimizi kesmeden bekleyelim Mecnun gibi.

Herkes derdini kendi lisanıyla anlatmaya çalışmış işte. En başta da dediğim gibi kimi yazmış, kimi çizmiş, kimi de sesiyle duyurmuş acısını bizlere. Ayrılık zor elbette ama iyi ki kavuşmak var. Yoksa nasıl dayanılırdı bu acıya özellikle de sevdiklerimizin ölüm acısına. Ölüm de bir ayrılıktır sonuçta, ahirette kavuşma ümidi ve Allah’ın verdiği sabır olmasa.. Her ayrılık onu yaşayana zor ve yaşanmadan anlaşılmıyor maalesef. Ne kadar kaçsak da ansızın içinde buluyoruz kendimizi. O yüzden kaçmak çözüm değil, ölüm gibi bu acı da tadılıyor er ya da geç. Bize düşen sabra ve duaya sarınıp ümitle beklemek. Gerisi Allah’ın dilemesi ve takdiri…

Hem kulun Yaradanından uzaklaşması da bir ayrılık çeşidi değil midir? Bence en mühim ayrılık budur, inanç ve umut da gider iyice yalnızlaşırsın. Sanki elindeki her şeyi kaybetmiş gibi olursun diyeceğim ama zaten öyle değil mi? İnanç, umut ve sevgi yoksa neye yarar ki yaşamak?! Bedenin ruhtan ayrılmasına benzer bir durum bu, ruhsuz beden bir işe yaramaz iken inançsız bir kalp neye yarar? Seni Yaradan’a inancın ve sevgin yoksa, yaşamla ölüm gelgitinde gitmek yorar. O’ndan ayrı kalmak ne acıdır, ayrılığın en zorudur. Tüm ayrılık lafları anlamsızdır, hayat O’na inanmakla güzelleşir ve anlamlı hale gelir. Düşünsene biri var en yakınında, seni her an duyuyor. Sen ne kadar kötü olsan da O senden vazgeçmiyor ve hep seviyor. Üstelik karşılıksız ve sınırsız bir şekilde. Sen O’na yaklaştıkça, O seni tüm sevgisiyle sarıyor ve yaraların iyileşiyor. İnanç, umut ve sevgi senin azığın onları kaybetme lütfen. Azıksız yola çıkan yolda kalır, bunu biliyoruz çünkü çoğu zaman yaşadık yada yaşamanın eşiğinden döndük. O’na sığınıp verdiği sabırla ve duaya sarınıp bütün ayrılıklara dayanmak ne güzel. Ebedi memleketimizde kavuşmak ne güzel bir ödül, hem O’nunla hem de sevdiklerimizle. Şükürler olsun ayrılığın ve kavuşmanın sahibine.

Sözün özü; ayrılık zordur, dayanılması güçtür ve bolca sabır gerekir. Her ayrılığın kendine göre acısı farklıdır fakat en fazla acıtan Yaradandan ayrı kalmaktır. Diğer acılara dayanma gücünü O’ndan alırsın çünkü senin dayanağındır. Herkes gitse bile O hep seninledir, sendedir. O varsa her şey tam, O yoksa yarım ve anlamsızdır. Duam odur ki Rabbim bizi kendine her daim yakın, ayrılık acılarına imanımızı ve sabrımızı kalkan eylesin. Bu dünya bir imtihan sahnesi, ayrılıksa imtihanımız üstesinden gelip başarılı olalım inşallah.

Merve Kaya

'' Nokta büyüklüğündeki dünyada, bir zerre! ''

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.