Bu Havada Yazılmaz Şiir

-Bu havada yazılmaz şiir.

-Saçma! Mevsimi olmaz şiirlerin.

-Yanlış anladın.

-Biliyorum. Çok müsaittin.

-Oysa içine atmaktan susayan birisi olarak tanıtmıştın.

-Ve bir o kadar arayışta.

-Neyin arayışı?

-Gitmenin. Parmak uçlarını dahi dokundursan acıyan yanıma…

– Korkmuyorum pek. Fazla yorgunsun.

– En çok yorgun olan gider.

-En çok yorgun olan bakar ardından.

-İki yorgunu kaybeder kainat.

-Bu havada yazılır mı şiir?

-Kim hangi cesareti alır?

-Yağmur alır.

-Toprak utanır. Kızarır yüzü.

-Bir ömür daha kurulur ardından.

-Bir şiir unutulur.

-Unutulmaz şiir.

-Yanlış anladın.

-Biliyorum. Çok müsaittin.

-Oysa sıkça adımı sorardın.

-Ve bir o kadar hasret.

-Neyin hasreti?

-Memleketin. Kaldırımlarına dahi dokunsa özleyen yanım…

-Korkuyorum. Şiir okuyorsun.

-En çok şiir okuyan üşür.

-En çok şiir okuyan yakar sobayı.

-İki şairi doğurur kainat.

-Bu havada yazılır mı şiir?

-Sofra kurulur.

-Sen başköşeye otursan.

-Zerre bir yer tutarım.

Muhammed Usame ALPTEKİN

''Demirden sağanaklar altında uyur sevdiğim'' -İsmet Özel

Bu Havada Yazılmaz Şiir” için bir yorum

  • 2 Ocak 2019 tarihinde, saat 23:52
    Permalink

    Yılın 365 günü soğuk olan bir şehirde 366. günü vâr etmek imkansız sanırım… Şiir çok başarılı ancak kainatın doğurduğu ikinci şair kim onu anlamadım,Eyvallah.

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.