Çocuğa Şiddet

Eskiden dayakla çocuğu disiplin etmek çocuk yetiştirmenin doğal bir parçasıydı. Şimdi ise hayatın her anında çocuğa şiddet uygulanmaktadır. İster valideden tatbik edilsin ister pederden,  günümüzde fiziksel istismar olarak adlandırdığımız şu hadise “Dayak cennetten çıkmadır.”  diye bahane bulan her Müslüman için bir vebaldir. Dayak eskiden fazla bilinmemesine rağmen fazla değildi. Lakin günümüzde çocuklar üzerinde bıraktığı tesir çoğu Müslüman arasında bilinmesine karşın hakikaten ziyadeleşmeye devam ediyor. Ailede içerisindeki en güçsüz ferd çocuk olmasına rağmen ekseriyetle şiddet tatbik edilenlerde onlar oluyor. Valide yahut peder gün içerisinde yaşadığı duygusal olumsuzluklar sebebiyle çocuklarına şiddet tatbikine teveccüh ediyorlar. Tabi ki bu şiddet teveccühlerinin neticesinde çocuklarında bir takım şikâyetler zuhur etmiyor da değil. Bu şikâyetlerden bazıları baş ağrısı, karın ağrısı, sinirlilik, gerginlik, dikkat dağınıklığı yahut kısa süreli dikkat, yorgunluk, hiperaktivite, sık hastalanma, kişisel temizliğine dikkat etmeme, gelişimsel gerileme, yaşından küçük davranışlara geri dönme yatak ıslatma, parmak emme gibi, acıya karşı duyarsızlık, kendine zarar verme gibi belirtilerdir. Günümüzde valide ve pederler çocuklarına şiddet tatbik etmemeleri için bilinçlendirilmeli, anlık duygusal olumsuzluklar sebebiyle çocuklara şiddet eğilimine girilmemesi gerektiği daha bir ihtimamlı anlatılmalıdır. Yoksa sadece küçücük bir şiddet temayülü dahi çocuk üzerinde muazzam tesirler bırakabiliyor. Şiddet sebebiyle çocukların toplum içerisinde bir ferd olarak toplumsal iletişimleri bozuluyor. Genellikle böyle çocuklar kendilerini toplumdan soyutluyor. Toplumdan uzaklaşıyor ve akrabalarından uzaklaşıyor. Okullarında başarısızlık yaşıyorlar. Toplumdan uzaklaştıkları kadar da ilgi çekme davranışları sergiliyorlar ve toplumda zorbalık yahut kendini ezdirme gibi durumlar içerisinde kalıyorlar. Okul öncesi dönemdeki çocuklar için ise gelişim müddeti rücu edebilir. Kâbus görme temayülleri artabilir veya uyuma güçlüğü çekebilir yahut bunun tam tersine aile içerisindeki şiddet sebebiyle aşırı derin uyku çekebilirler. Çocukların maruz kaldığı şiddete ne kadar erken müdahale edilirse bu hal onların ıslah olmaları için en iyisidir. Aile içindeki şiddetin yoğunluğuna ve duruma erken müdahale edilmesine rabıt olarak birçok çocuk şiddetle sıhhatli bir şekilde baş etme yollarını bulmakta ve sıhhatli ferdler olarak yaşamlarına devam etmektedirler.

Rasul-i Ekrem sallallahu teala aleyhi ve sellem Efendimiz’in çocuklarla olan ilişkilerine baktığımızda; onlara mukabil muazzam bir sevgi içerisinde olduğunu, onlara kıymet verdiğini, selamlaşıp hal hatır sorduğunu, arzu ve taleblerini dikkate aldığını, aralarında adaleti gözettiğini, onlarla şakalaştığını görüyoruz. Celb-i dikkat edilirse çocukları eğitme mevzuunda da, sallallahu teala aleyhi ve sellem Efendimiz’in insani değerlere ehemmiyet verdiğini görürüz. Efendimiz sallallahu azze ve celle aleyhi ve sellem çocuklara mukabil gösterilmesi gereken şefkate ehemmiyet verir ki bir hadis-i şerifinde: “ Küçüklerimize şefkat etmeyen bizden değildir.” buyurmuştur. Başka bir hadislerinde de çocukları sevmeye teşvik etmiştir. Buna izafi olarak İmamu’l-Müttakin sallallahu celle ve ala aleyhi ve sellem Efendimiz okul öncesi dönemdeki çocukların dövülesini nehyeder. “Henüz tıfıl olan çocuklarınızı dövmeyin.” şu hadis-i şerifi bu nehyine bir delil teşkil eder. Zira bu hadis-i şerifteki tıfıl kelimesi doğum ve buluğ arasındaki yaş gruplarındaki çocuk manasına gelmektedir. İslam’da şiddet belli mevzularda ki ancak tedib maksadıyla olursa izin verilmiştir. Ki şu hadis-i şerif buna delildir: “Çocuklar yedi yaşına basınca namazı emredin, öğretin; on yaşına basınca da kılmadığı takdirde (alıştırmak için) dövün.” İslam âlimlerimiz şiddetin fayda değil de zarar getireceğini hatta başta Beyhakî olmak üzere bazı âlimler “dayağın sadece vacip olan bir fiile icbar için caiz olacağı” düşüncesine dayanarak, buluğa kadar hiçbir şey vâcib olmadığı için bu yaşa kadar, hiçbir surette dövülmemesi gerektiğini ileri sürmüştür. Şiddet ancak münhasır olarak tedib maksadıyla yapılabilir. Öfkeyi çıkartmak ve eziyette bulunmak maksadıyla olan şiddet uygun değildir. Çocuğun kasıtsız, unutarak yaptığı fiilleri sebebiyle dövülmesi de nehyedilmiştir.

Nihayetinde ne okul öncesi ne de okul sonrası yaş gruplarına şiddet tatbik etmek uygun değildir. Buna mani olmak için İslami edebin çocuklara ve ebeveynlere ortak bir çalışma içerisinde verilmesi gerekir. Ebeveynler İslami edeb ile ahlaklandıkça çocuklar ve yeni nesiller şiddetten uzaklaşacaktır. Rasul-i Ekrem Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem’in sünnet-i seniyyesi ve Kur’an-ı Kerim’in bizlere tevzi ettiği ahlak üzere yetiştiğimiz müddetçe hem yeni nesiller hem de yeni neslin ebeveynleri çocuklarına şiddet tatbik etmekten uzak duracak ve şefkat u merhamet abidesi olacaklardır.

 

Ahmed Ufuk Özçiçek

"Biz Ahmedî ve Muhammedî bir insan-ı kâmil olmaya çalışan insan-ı acûzuz." Ahmedî

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.