Fütürizm ve Dadaizm’e Dair

Fütürizm 20. yüzyılın başlarında Marinetti tarafından ortaya atılmış bir akım… Değişimin hızına cephe almaktansa değişime kendini bırakmayı ilke edinmiş lakin bunu yaparken insani özelliklerini de hiçe saymış bir topluluk… Yığın…

Sanatçı değişime ayak uydurabilmelidir, düşüncelerine katılıyoruz. Amma “bizi istediği gibi savursun” noktasında değil! İrade, idrak gücünü kullanmayan insanın insanlığını ne yapacağız? Bugün doğru kabul edilene yarın, eskidi diye düşman mı olacağız? Geçmişe ve durgunluğa düşmanlık…

Durgunluğu bir noktada anladık ya geçmiş? Deli saçmasından, modern olmak için bedeviye dönmekten başka bir şey değil! Kaba hatlarıyla bile insanın doğasına aykırı olan bu akım doğala uyum sağlamak amacında güya!

“Gelişime ve geleceğe yorulmadan çalışan bir makine gibi hizmet etmek!” Hizmetinizi takdir ederiz. İnsan makinaya benzetilmeye mi layık? Kendi yaptığına! Amaç farklı… Fıtratı gereği tamamen ayrı olan ve yorulmamayı -dava gibi- ruhunda kavurmuş olduğu şeyler için başarabilen insanı makinaya benzeten yani insanı anlamayan ham yobazlar!

Hayret edilen şey, makinanın huzuruna inanmalarıyla beraber makinanın bozduğu doğallığı da savunmalarıdır. Huzur demek: para, bol bol eğlence, çarçur edilebilecek hayatlar… Şiirlerine bile makine ve çark seslerini adapte ettiklerine göre makina kutsallaşma eğiliminde…

Bir başka amaç: Sanatla hayat arasındaki kopukluğu gidermek… Hem insanın fıtratına ters ol hem huzuru makinada ara hem de sanatın kopukluğunu gidermek için çabala! İnsanın makinaya benzetilerek aşağılandığı sanatı siz düşünün!

Bunların yanında geleneksel düzene karşı çıkıp söz dizimine, noktalama işaretlerine uymamaları da hayatlarının sanatlarına yansıyışı olsa gerek. Sebep de insan doğasını kısıtlayan şeyler olmaları… Düzenin kısıtlayıcılık oluşu günümüzdeki özgürlüğün kadına ulaşma özgürlüğü oluşuna ne çok benziyor! Noktalama eğitimi almamış çocuklar bile duygularını ifade etmek için noktalama uydururken düzenden sıkılan idealistler(!) duyguyu yok etmek istiyorlar. Demek siz özgürlüğün sınırını kaldırdınız. Düzendeki huzurun farkında değilsiniz. Kargaşa, kaos severler sizi…

Dadaizm… Bu akım da yol bilmezliğin daha vahim, somut örneğidir. 1. Dünya Savaşı’nın etkileri bu gençleri çıkmaza sürüklemiş ve nihayetinde kuralsızlığa itmiştir. Aslında görülen, çekilen sıkıntıları düşünüp çare arayışları ne büyük insanilik… Lakin ulaşılan sonuç ve alınan ders nasipsizlik… Kendilerini ayakta tutan ahlâkî, dinî değerleri üretenlerin bunu çiğnediğine şahit olup bu değerler olan güvenlerini ve inançlarını kaybederler. Böylece ulvî değerleri, dipsiz kuyuların dibini hak edenler yüzünden çiğnemişlerdir. Ve nihayet karar: Her şey anlamsız ve saçma… Tek ilke ilkesizlik…

Umutsuz, isyankâr, bıkkın, kuşkucu, alaycı gençliğin edebi anlayışı… Hâlâ da yaşantılarda etkilerinin sürdüğünü görmemek mümkün mü? Bütün her şeye  -dün de dahil- karşı çıkarak sığınılacak olanı es geçmiş ve nasipsizler kervanına katılmışlardır. Sağlam ve sürekli olan O’na sığınamamış ve O’nu arkalarına alamamışlardır.

Kendilerine bile karşı çıktıklarının farkına ne zaman varacaklar? Kalplerinizi mühürlemeyin, ulvi değerleri paçalarınızdan tutup sizi aşağıya çekmek isteyenlere kaptırmayın!..

Gökhan Özsoy

Fütürizm ve Dadaizm’e Dair” için bir yorum

  • 19 Aralık 2017 tarihinde, saat 18:39
    Permalink

    Kaleminize, yüreğinize sağlık… Yazılarını büyük bir zevkle okuyorum. Başarılarınızın devamını dilerim. Selamette kalın İnşallah.

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.