Geleceğe Sesleniş – Muzaffer Fırat

I.

Yavrucuğum,

Beni iyi dinle,

Sana geçmişten yazıyorum.

Sağ elim titriyor,

Kalemin kabzasını tutunca,

Hüzünleniyor, ağlıyorum.

Biçare kelimeleri sürüyorum namluya.

Affet!

Acizim…

Ya konuşamıyor ya susamıyorum.

Sözcükler,

Teker teker takılıyor,

Kalbimin ağına.

Geçmişte kelimeler çok ağır,

Mesafeler çok uzak,

Taşıyamıyorum.

Bir omzum çöküyor,

“Ortadoğu!” diyorum,

“Kalk üstümden!”,

Kaldırım taşlarıyla dertleşiyorum

Yollarda.

 

II.

Bir kalemin başını okşuyorum,

Yalnızlığı ele vermemek adına.

Kağıtların kenarı,

Elimin altında döküyor

Gözyaşlarını.

Kıvrılıyor bir köşede.

Dudaklarım,

Kalbimin dilsiz oluşundan yakınıyor,

Mukaddes çağrışımlar dökülüyor ağzımdan.

 

III.

Bir gazete küpürü içiyorum,

Susuzluğumu dindirmek için.

Susadıkça içiyor, içtikçe susuyorum,

İçiyorum, susuyorum, konuşamıyorum…

 

IV.

Yeryüzünün saçlarında gezdiriyorum,

Ellerimi.

Müjdeci rüzgarlar bu kez buruk

Halep’in küllerini savuruyorlar;

Arakan’a…

Bir Kudüs sloganı atıyorum,

Seccademden Mirac’a yükselirken.

Gönlümdeki satırlara,

Bir varis arıyorum!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.