Geleceğin Umudu İmam Hatip Öğrencileri

İmam hatipler, halkımızın talepleri doğrultusunda ihtiyaca binaen açılan okullardır. Halkımız, devlet eliyle din eğitimi verilmesini arzu etmekte, başlangıçtan beri bu gaye ile imam hatip okullarına teveccüh göstermektedir. Ülkemizde zorunlu eğitimin 12 yıla çıkmasıyla lise kısmında okullaşma oranı artmış ve bu tabii artış tüm okul türlerinde olduğu gibi imam hatip okullarına da yansımıştır. İmam hatip liselerindeki öğrenci artışı 1997-1998 yıllarında ve öncesinde nüfus artışına ve okullaşma oranına göre doğal olarak devam etmekteydi. Fakat siyasi olaylardan dolayı 1997’den sonra bu okulların orta kısımlarının kapatılması ve 1999’dan sonra da üniversiteye giriş katsayısının getirilmesi ile belirli bir oranda artan öğrenci sayısı durmuş ve hatta gerilemiştir.

Bu olay, duraklama ve gerileme, ülkemizde eğitimdeki engellerin ortadan kalkması ve fırsat eşitliğinin sağlanmasına kadar devam etmiştir. Özellikle üniversiteye girişteki katsayı engelinin kalkması ve imam hatiplerin orta kısımlarının açılması ile yaklaşık 10 yıl duran, durdurulan, önüne set çekilen doğal artışın tekrar başlamış olması gereken tabii artışı gerçekleştirmiştir.

İslam inancı ve medeniyet değerlerimiz üzerine gencin hayatını şekillendirecek sanat, edebiyat, basın, yayın faaliyetlerinin ve ortamlarının eksikliği İmam hatip okullarından İslam dininin temel iki kaynağı olan Kur’an ve Sünnet’i referans alarak ifrat ve tefritlerden arındırılmış, ahlaki ve manevi değerleri özümsemiş, insanlığa yararlı olma idealini ön planda tutan, insani ve İslami ölçüleri önceleyen, özgün bir düşünce yapısına sahip nesiller yetişmiştir. Tabi ki bu süreçlerde bazı aklı ve fikri satılmış kendini bilmezler; Kuran ve Sünnet çizgisinden sapan bir nesil yetiştirme arzusundadır. Lakin buna Allah (cc) izniyle müsaade etmeyeceğiz. Bu dönemde bazı akıl fukaraları çıkar ve şöyle der: “İmam hatip okulları işid vs. yetiştiriyor!” Bunun gibi söylemlerle gündeme gelmek isterler. Bu ve bunun gibi  ehlisünnet kurumları da hedef gösterilmektedir. Sonuç olarak bu tür söylemlerin arkasında küresel güçler bulunmaktadır.

İmam Hatip ortaokullarının da açılmasını yıllardır bekleyen halkımızın ilgisiyle yeniden talep olmuş ve bu talebe göre de yeni okullar açılmıştır. İmam Hatip okullarındaki öğrenci artışı önüne set çekilen bir suyun önünden bu setin açılmasının sonucudur. Bu yoğunluk beraberinde bina ve öğretim kadrosu ihtiyacını doğurmuştur. Bunun yanı sıra ortaokul ve liselerde seçmeli Kur’an-ı Kerim, Peygamberimiz’in (sav) hayatı ve Temel Dini Bilgiler derslerinin olması öğretmen ihtiyacını daha da artırmıştır.

Bugün eğitimin genel bir sorunu da nitelik meselesidir. Bunun çözümü ise öncelikle nitelikli insanları, nitelikli eğitimcileri yetiştirmekten geçmektedir. İmam Hatip okullarında öğrencileri daha başında sevdirerek, ikna ederek ibadet ve güzel ahlak eğitimine tabii tutmalı! Bu hususa öğretimden daha ziyade önem verilmelidir. İmam Hatip okullarında bilgi seviyesi, emsal okullardan geriye değil, eşit değil, daha ileride olmalıdır.

İmam Hatip okullarında eğitim gören değerli kardeşlerim, levhası ve çatısı altında eğitim gördükleri okulların isimlerindeki mananın ve kuruluşundaki samimi niyetin özüne sadık kalmalıdır. Yaşadığı dünyaya duyarsız kalmayan, hayra ve iyiliğe çağıran, önder ve lider olma bilinciyle İslam’ın gür sesini tüm cihana duyurup, huzur bahşeden mesajını gönüllere ulaştırma hedefiyle kendini yetiştirmenin ve okumanın gayreti içerisinde olmalıdır.

Son olarak; Kur’an ve Sünnet ölçüsünün dışına çıkmış her eğitim sistemi hastadır.

Fırat Ayhan

Bu dünya sırlarla dolu ve bu sırlar içinde yaşayan biri...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.