Gitti O Dönmeyecek

Ansızın kapı ardına kadar çarpıldı. Elindeki bavulla kadın sonsuzluğa doğru yola çıktı. Kırmızı ayakkabılarının ökçe sesleri karanlık dar sokağın tüm sükûnetini bozdu. Ardından yalnızca mahallenin emektarı havladı.

Yıldızların eşlik ettiği parke taşlı yolda bacakları bükülerek ilerlemeye çalışan kadın bir an bitkinlikten bayılacak gibi oldu. Hüzünlüydü, varlığının değerini bilmeyen birini sevmekten yorgundu. Buna kimisi aşk; kimi tutku ateşi yaktı der.

Hemen yol üstünde duran asırlık çınarın kabuklu gövdesine yaslandı. Acılarıyla ona sımsıkı sarıldı. Teselli aradığı çınarın soğuk gövdesinden aşağıya doğru gözyaşları dökülmeye başladı.

Kadının ağlama sesiyle bir anda gök gürlemeye başladı. Yıldırımın ışığıyla üstündeki siyah pelerin kuzguni bir renge bulandı. Ateş gibi bedenini delip geçen sevda ise çoktan gitti dönmeyecek.

Gitti o dönmeyecek. Eskisi gibi sevmeyecek. Her ayrılık biraz öldürür sevdayı ve silinmez darbe izleri kalır insanoğlunun aciz benliğinde. Eskisi gibi olmaz giden hiçbir şey ve ölen şeyler geri gelmez bu aşk olsa bile, ararsan ne ceset bulursun ne mezar. Yalnız yüreklerde ölmüş birinin matemi kalır. O gitti dönmeyecek!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.