İslamda Tesettür

Tesettür Arapça “Setr” kelimesinden türemiştir. Sözlükte örtünme, giyinme demektir. Istılahta ise görünmeyecek şekilde örtünmek, giyinmek manasınadadır.

Tesettür sadece hanımlara değil erkeklere de şart koşulmuş bir emirdir. Erkeklerin ve hanımların aslen avret bölgesi olarak sayılan kısımlarının vücut hatları belli olmayacak bir şekilde örtülmesi demektir.

Avret bölgesi hanımın olsun beyin olsun kendisinden başka kimseye göstermediği bölgesidir.

Hanefi mezhebine göre beylerin avret bölgesi göbeğin altından diz kapağına kadardır ve diz kapağı dahildir.[1] Lakin edeben göbeğin üstünden diz kapağına kadar olup diz kapağı dahil vücut hatları belli olmayacak şekilde örtmek daha faziletli olur.

Hanımların namahrem[2] beylere avret bölgeleri el, yüz ve kuvvetli görüşe göre de ayaklar dışındaki tüm vücut hatlarıdır. Hanımların hanımlara olan avret bölgeleri ise göbekle diz kapağı arasıdır.[3]

Hanımların zinet yerleri olarak bilinen yüz, el ve ayaklarıyla iş ve hizmet anında başının, saçının, kulaklarının, boynunun, kollarının ve inciklerinin mahremleri[4] tarafından görülmesinde bir sakınca yoktur.[5] Lakin fitne endişesi varsa hanımların gerekli tedbirleri alması ve (vücut hatları görünmeyecek şekilde) örtünmeye özen göstermesi gerekir.[6]

Allahu teala Nur suresi 30. ayet-i hakimede buyuruyor ki:

“(Rasulüm) Mü’min beylere söyle ki bakışlarını (haramdan) çeksinler! Irzlarını korusunlar! Bu onlar için daha temizdir. Muhakkak ki Allah onların yaptıklarından haberdardır.”

Bu ayetten de anlaşılabileceği üzere Allahu teala tesettürü öncelikle beylere emretmiştir. Mümin beylerin göz kapakları, onların iffet perdeleridir. Gözlerini, harama denk geldikleri zaman çekip indiririrler. Kafalarını haramdan başka yöne çevirirler. Kendilerine hakim olup ırzlarını korurlar. Muhakkak ki Allahu teala her şeyi bilir.

Zira Rasulullah sallalahu aleyhi ve sellem Efendimiz hazretleri Hz. Aişe’nin kardeşi Esma radıyallahu anha’nın ince bir elbise giymiş olduğunu görünce başını çevirmiştir ve:

“Ey Esma! Buluğa erdikten sonra hanımların (yüzüne ve eline işaret ederek) şu ve şundan başka yerinin görülmesi doğru olmaz.” buyurmuştur.

Allahu teala Nur suresi 31. ayet-i hakimede buyuruyor ki:

“Mümin hanımlara söyle ki bakışlarını çeksinler ve ırzlarını korusunlar! (Yüz ve el gibi) Görünen kısımlar hariç zinet yerlerini göstermesinler! Baş örtülerini yakalarının üzerine kadar koysunlar! Zinetlerini kocalarından yahut babalarından yahut kocalarının babalarından yahut oğullarından yahut üvey oğullarından yahut erkek kardeşlerinden yahut erkek kardeşlerinin oğullarından yahut kız kardeşlerinin oğullarından yahut müslüman hanımlardan yahut sahip olduğu kölelerden yahut erekekliği kalmamış hizmetçilerden yahut henüz hanımların mahrem yerlerine vakıf olmayan erkek çocuklardan başkalarına açmasınlar! Gizledikleri zinetler bilinsin diye ayaklarını yere vurmasınlar! Ey müminler, hep birlikte tevbe edin ki kurtuluşa eresiniz!”

Hanımların iffet perdeleri vücut hatlarını belli etmeyen kıyafetlerdir. Zira eşsiz hitab açık ve berrak bir şekilde beylere de hanımlara da tesettüre girmelerini emretmektedir. Nur suresi 30 ve 31. ayetler delil olarak bu hakikate ışık tutmaktadır.

Başka bir ayet-i hakimede Allahu teala şöyle buyurmaktadır:

“Ey Peygamber! Eşlerine, kızlarına ve müminlerin hanımlarına söyle ki (bir ihtiyaç için dışarıya çıktıkları zaman) cilbablarına bürünsünler! Onların (iffetli hanımlar olarak) tanınması ve incitilmemesi için en elverişili olan budur.”[7]

Ayetteki cilbab kelimesi normal kıyafetin üzerine giyilen, vücut hatlarını belli etmeyen ve hanımları erkeklerin şehvetli bakışlarından koruyan bir giysidir. Kısacası hanımların vücut hatlarını göstermeyen ve baştan aşağıya örten kıyafetlerdir. Vücut hatlarını ortaya koyan, dar, süslü ve cazibeli dış kıyafetler asla ve zinhar tesettür değildir ve onlar hadis-i şeriflerde buyrulan, cennetin kendilerine haram kılındığı giyinmiş çıplaklar yolunun yolcularıdır.

Ve’l-hasıl-ı kelam tesettür erkeği de kadını da hem fiziki hem ruhi hem maddi hem de manevi olarak koruyan bir bariyerdir. Erkek tesettürle beyefendi, kadın tesettürle hanımefendi olur. Zira tesettürü sadece bir bez parçası olarak düşünmemek gerekir. Gözleri çevirmek de, göz kapakları da tesettürdür. Avret mahallini vücut hatları belli olmayacak şekilde örtmek de tesettürdür, şehvetli bakışlardan korunmak için giyilen kıyafetler de tesettürdür. Zira tesettür kelimesi genel bir manadır. Erkek de kadın da ancak emrolunduğu yerlerini emrolunduğu üzere emrolunduğu şekilde örttüğünde ahlaklı bir müslüman olabilir.

Tesettür emri İslam’da özellikle hanımlara verilmiş olan eşsiz bir makam ve benzersiz kıymetin bir tezahürüdür. Zira en nadide mücevherler daima en korunaklı yerlerde en korunaklı şekillerle muhafaza edilirler.

 

Tesettürlü ve vakur bir kadın, hayat boyu bir iffet abidesi olarak;

Tesettürlü ve vakur bir erkek, ömür boyu bir iffet çınarı olarak

Ufkun ve zamanının ötesinde yaşar.

[1] Ahmed bin Hanbel, Müsned, II, 18

[2] Namahrem:Kişinin soyundan ve soyunun dışından evlenebileceği herkes o kişiye namahremdir.

[3] Kasani, Bedaü’s-sanai, V, 124

[4] Mahrem:Kişinin soyundan olup evlenmesi haram olan kimselerdir.

[5] Nur suresi, 31

[6] Kasani, Bedaü’s-sanai, V, 120-121

[7] Ahzab suresi, 59

Ahmed Ufuk Özçiçek

"Biz Ahmedî ve Muhammedî bir insan-ı kâmil olmaya çalışan insan-ı acûzuz." Ahmedî

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.