Kaç – Merve Çıtışlı Turgut

Kaç şiir, kaç mektup yazıldı, kaç kalem, kaç kağıt eskittik bir sevgiyi anlatmak için? Kaç imtihanlardan geçtik, kaç kırmızıda geçemedik? Kaç tüy bitirdik dilimizde, kaç söylemi bulaştırdık elimize, yüzümüze? Kaç sevgi tükettik ömrümüzde?

Ne zaman gerçekten sevdikte anlatamadık karşıdakine? Sahi, biz kaç kişiyi gerçekten sevdik? Sevdiğimizi sandığımız kaç insanda denedik sevmeleri? Sonra başaramadıkta kaç kişinin hayatından çektik elimizi eteğimizi?

Daha kaç soruyu ardarda sıralarız konu sevmek olunca? Daha kaç soruyu cevapsız bırakırız soruların cevaplarını bulamayınca? Oysa hakkıyla sevmek olsa gayemiz, bu kaçların hepsi tekte toplanmaz mıydı? Birini gerçekten sevmek, o sevgiden Allahʼa ulaşmak olsa gayemiz, kaçların hepsi Oʼnda toplanmaz mıydı?

Şiir, mektup, kalem, kağıt insanın söyleyemediklerinin yansıması olan dört kelime. Ve imtihanlar insan hayatının rotasını çizecek tek kelime. Sevmenin beraberinde getirdiği zorluk, zahmet. Sonrasında ise zorlukla gelen kolaylık, zahmetle gelen rahmet. İmtihanlardan geçmek için ilk basamak, o imtihana girecek büyüklükteki sevgiye sahip olmaktır. Hayatımızdaki sevgilerin kaçı bu imtihanı kaldırmanın büyüklüğünde, hayatımıza yön vermenin değerinde?

Gerçekten sevmenin, sevmenin alışveriş olmaktan çok, sevgiyi verip almayı Allahʼtan istemenin ne olduğunu bilmediğimiz için mi bu, “Sevdim, olmadı.” diyerek deneme yanılma yoluna gidişlerimiz? O yüzden mi şiiri, kalemi kağıdı bile kullanmayarak sahte sözlere, fiillere girişlerimiz? Ne diyordu Ali Ural :

“Sevgi alametleri taşımadıklarından sevgi nişanelerine koştular. Milyonlarca gül satıldı kokusu olmayan.” Peki ya; biz kimlerdeniz, sevgi alameti mi fiillerimizdeki yoksa kıyamet alameti mi? Kimiz, hangi alametin neferiyiz?

İnsan bazen kendi de sorsa soruları, cevapları bulamıyormuş. Bulsa da her bir cevap beraberinde bir çok soruyu getiriyormuş.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.