Kelebekçiyi Kalbinden Vurmuşlar

Şehir karanlığa bürünür,
Islak kaldırımlar,
Islanmış olan hayatlar,
Söylenen anlamsız yalanlar
Üzerine titreyen masum ve
Loş ışıklı sokak lambaları,
Fazla ürkek olsa gerektir ki
Ve bir yanıp bir sönmektedir.
Bu dilsiz bir şahitliği simgeler aslında.
Belediye işçisi bundan bî haberdir.

Sonra biz çıkıp gelsek evlerimizden
Ayağımızda aceleden yapılma,
Soğuk banyo terliğimizle
Acıyan yanlarımızda beslesek,
Ne yardan geçen ne serden,
Ne boğazımızdan bir bardak suyu.
Kişi der sabır ile bulur  kemali,
Belediye işçisi bundan hala bihaberdir;
Atık kağıtların ardında  yazılı
Asma köprülü ömürlerden,
Ve ölmekte olan bir kediden,
Ve dilsiz şahitlerden…
Bizden de habersizdir.

İçimizde beslediğimiz bazen
Vahşi bazen iyimser dileklerle,
Bu ömür bugün maviyse,
Yarını hep siyah olur diyerek,
Bir töre damgalanır şakağımıza…
Adına bunun ne dersen aslında
Hep bir yanı eksik kalır,
Hep bir hikayenin başıyla,
Hazin son arasındaki uçurumda
Toplu intihar törenleri düzenlenip,
Yakılan ağıtların başında tütsülenir acılarımız
Adına bir kelebekçiyi alıp,
Kalbinden vurmuşlar der kahin.
Ayinler düzenlenir beynimizde,
Belediye işçisi bî haberdir

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.