Mahallenin Delisine Evet!

Mahallenin delisine evet, mahallenin delilerine hayır! Ama mahallenin mecnununa da, mahallenin mecnunlarına da evet!

Deli ile mecnun her ne kadar halk arasında birbirini karşılayan eş anlamlı kelimeler gibi görünse de birbirinden epey farklıdır. Deliler zihinlerinin yetersizliği nedeniyle bu sıfatı almıştır. Yaptıkları anormal hareketlerin altında zihinlerindeki eksiklik yatar. Yaptıklarının farkında değillerdir. İradelerini kullanamazlar. Bundan ötürü de yaptığı ve normal diye adlandırılan insanların yapmaları durumunda suç olarak adlandırılan eylemleri yapmaları durumunda herhangi bir cezai yaptırımla karşılaşmazlar. Yapacakları eylem kestirilemediğinden fiziksel olarak korkulan şahsiyetlerdir aynı zamanda. Tabi bu yukarıdaki söylediklerim tamamen kendi kanaatim olup geneli ifade eder. Aralarında suskun, normale yakın davranışlar sergileyenler vardır ki istisna kontenjanına alıp devam ediyoruz. Bahsettiğim deli yukarıdaki deli değil. Hani davranışları aşırı ve abartılı olan kimselere takılan “Deli” ismi vardır ya, o. Hemen aklıma Beşiktaş’ın efsane sol beki İbrahim Üzülmez geliyor ki hareketliliği ve ekstra enerjisi ile Deli İbo olarak ünlenmiştir. Bir takıma bir tane Deli İbo, bir mahalleye bir tane Deli Dumrul yeter. Bir toplulukta bir tane anormal adam idare edilebilir, bir tane deli hoş görülebilir fakat birden çok oldu mu, orası artık yaşanmaz olabilir.

Peki, Mecnun kimdir? Arapça C-N-N kökünden gelir ki bu kökten gelen hemen hemen her kelimenin “saklı- gizli” anlamı vardır. Mesela cennet ve cehennem gizlidir. Cenin karında, Can tende saklıdır. Cin görünmezdir, insandan saklıdır. Mecnun da aklını saklayan olarak söylenebilir. TDK sözlükte ise “Sevdadan ötürü kendini kaybetmiş” şeklinde anlamlandırılmıştır. Aynı zamanda Fuzuli’nin ünlü Leyla ile Mecnun’unun ana karakterlerinden biridir.

Bir türlü kavuşamadığı Leyla’sının aşkından çöllere düşmüş, “Leyla, Leyla!” diye sayıklarken mecazi aşktan ilahi aşka ulaşmış, sonrasında Leyla’nın kendisine geldiğini söylemesine rağmen Leyla’yı tanımayıp “Sen de kimsin, ben olmuşum leyla” demiş kahramandır. Yine kendisiyle ilgili şöyle bir hikaye anlatılır: bir gün mecnun çölde Leyla’yı düşünerek gezerken namaz kılan birinin önünden geçer. Adam namazı bitirir bitirmez “Ey Mecnun! beni görmüyor musun da namaz kılarken önümden geçiyorsun” diye sitem eder. “Ey fani” der Mecnun, “Ben Leyla’yı düşünürken seni görmedim, sen Mevla’yı düşünürken beni nasıl gördün?“…

Şimdi… “Mahallenin delisine evet, mahallenin delilerine hayır! Ama mahallenin mecnununa da mahallenin mecnunlarına da evet!” demezsek Mevla bizi affeder mi?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.