Mutluluğun Sırrı Kalpte

Mutluluğun Sırrı Kalpte

Vardığını sanıp varamamak,
Olduğunu sanıp aslında olmaması, o içimizi titreten duamızın…
Ki, haklı gönül eri: Sanmak başlı başına bir depremdir.

Enkazında ezilen kalp, Şâfi sıfatının tecellisine sığınır. Kanayan yaralarına dua sürersin.
İlmek ilmek dokuduğun hayallerini bir sonraki mevsime ertelersin.
Baharda olmadı yaza, yazda olmadı güze; güzde de olmazsa sıkıntı büyük.
Gönlün yükü kalbe yük.

Biraz daha dua sürmen gerekecek yaralarına. Kanadıkça doymayacaksın yenilgiye.
Çığ gibi büyümesine inat devleşen bir imanla düşeceksin peşine.
Duasını nasip eden yaratıcının yaşanmasını da nasip edeceğine olan inançla büyüyenleriz.
Biraz sabrın sonunda güzel olacak her şey.
Ama o sabrın zamana ihtiyacı var.
Peki, ya zamana bırakmaya lüksü yoksa insanın?
Yine o anlardan biri. Yürekten çaresizlik dökülüyor.
“Kimseye tahammülüm yokken sana ihtiyacım var. Belki hâlâ mümkün ama artık mühim değil.”
Çünkü hayat birilerine yazken birilerine kış.
Çünkü mutluluk, razı geldiğin kaderinde. Yersiz bu yakarış.
Çünkü imtihandasın. Düşün, sonsuzluğa adım atsan unutacaksın.

O halde peygamber duasıyla süsleyelim zikrimizi: “Gönlümün imtihan edilmesinden Allah’a sığınırım.”
Rabbim, işlerimizi kolaylaştır, bizleri sevginle yaşat. Zira, mutluluk kalbimizde.
Çokça âmin…

Hazal Taş Güzel

Sustuklarının emekçisi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.