Ölmeyi Hak Etmeli

Ölüm bir son değil, başlangıçtır. Başlamak için de hazır olmak gerekir. Hazır olduğumuz kadar hak etmişizdir. Bu yüzden ölmeden olmalı insan. İnsanı insan yapan değerleri tamamlamalı. Ölümden korkmayı rafa kaldırıp, ölüme düğün gecesi gözüyle bakan sayfalar açmalı. Tabii herkes Mevlana olamaz. Ancak, onun da olduğu istikamette olabilir. O yol, ölmeden olmaya götüren yoldur.

Ölüm güzel şey; budur perde ardından haber…

Hiç güzel olmasaydı ölür müydü Peygamber?

 

Dizeleriyle Necip Fazıl bize bir gerçeği en doğru insan üzerinden anlatır. Evet, ölüm ne güzel şey! Adaletin, merhametin, güzelliğin doruğa çıktığı bir mecraya açılan kapı… Açılan kapının bir de diğer yönü var elbet. İşte o yönünden korkar ve bu yüzden ölmekten korkar insan. “Herkes cennete gitmeyi ister; ama kimse ölmeyi istemez” diye bir söz söylenmiştir sanki tam da bu düşünülerek. Bu dünya bir imtihan yeri… İmtihandan da hazır olmayan korkar.

Emek olmadan yemek olur mu? Hazır olmak kolay değil elbet. Emek lazım, kendini vermek lazım… Bir Yunus kolay mı yetişti? Hamdı. Yandı. Pişti. Kırk yılda pişebildi. Demek ki Yunus’a kırk yıl lazımmış. Belki sen kırk günde pişersin? Aşk yolunda yürünmez uçulur. Hele uçmayagör. Yunus’a kulak verelim:

Yunus gerçek aşık isen mülke suret bezeme gil
Mülke suret bezeyenler kara toprak olmuş yatar.

Yunus bize sırrı veriyor aslında. Dünya malına meylin olmasın derken sadece maddi bir anlam çıkarmamalı. Dünya sevgisi, dünyalık hisler, aşklar, öfkeler, sevinçler… Yolun hak yolu olsun. Gerisi mühim değil. Gereken gelip seni bulur. Hak yolunda olanın noksanı kalmaz, fazlası olur. Fazlasını da hak yolundaki almaz. Hak için ölümü değil yaşamayı göze alır onlar. Ölmek güzel olandır, iyi olandır. Yaşamak derttir, sürgündür hak yoluna âşık olanlara. Bu yol için yaşarlar. Ölüm zamanının gelişi bir müjdedir hak yolundakilere. Üstad Necip Fazıl da bize müjdeyi veriyor:

Öleceğiz; müjdeler olsun, müjdeler olsun!

Ölümü de öldüren Rabbe secdeler olsun!

 

Ölmeden olmak müjdeye muhatap eyler insanı. Ölmeden olmanın yolu da ölmeden ölmektir. “Ölmeden ölünüz!”

İnsanın yaptığı her işte gayesi, dünyaya gönderilme amacını gerçekleştirmek olmalı. Yaptığı güzelliklerden karşılık beklememek, vefasıza vefa göstermek, yanlışa doğru ile karşılık vermek, sövene dilsiz dövene elsiz olmak… İşte muhatabı Allah olan, her şeyin karşılığını Allah’tan bekleyerek sıkıntıya, derde göğüs gerer. Derdi kendine aşk eyler. O makam öyle bir makamdır ki, derdim var diyene ‘Allah derdini artırsın’ denir. Derdiyle ölen derdini Allah’a götürür. Dert çekmiş olanlar da nazını Allah’a yapar.

Ey dost!

Allah derdini artırsın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.