Ozan Göksu İle Röportaj – Cihat Dündar

Öncelikle Sizi Tanımak İsteriz. Ozan Göksu kimdir?

Aslen Malatyalıyım. 1994 yılında Adana’da doğdum. Sadri Alışık Akademisi’nde oyunculuk eğitimi aldım. Şu an İstanbul’da yaşıyorum. Birçok kurumsal firmada farklı departmanlarda görev aldıktan sonra cafe işletmeye başladım. 15 Mart 2020 tarihinde yaklaşık on yılda yazdığım kitabımı okuyucuların beğenisine sundum.

Yazarlık Hayatınız Nasıl Başladı, Size Öncülük Eden Oldu mu?

İlk okuldan itibaren kendi hayal dünyasında yaşayan bir insandım ve yaşadığım evren bana yetmiyordu. Bu yüzden sürekli yazıyordum. Hikâyeler tasarlayıp  kendi hayal dünyamı kağıda döküyordum. Bunlar genellikle distopik evrenler oluyordu. İzlediğim filmlerin, okuduğum kitapların etkisi tabii ki çok oldu. İdol olarak gördüğüm, bana öncülük eden bir çok yazar oldu. Kitaplarımda bunların etkisini fark ettiğimde aslında çok rahatsız olmadım. Çünkü ne kadar esinlendiğim şeyler de olsa özgün ve orijinal bir eser ortaya koymaya çalıştım. Çok değerli bir arkadaşım olan Serkan’ın desteği ve beni yönlendirmesi  neticesinde yıllardır bekleyen kitabımın basımı için bir yayıneviyle anlaştım ve basım süreci başladı.

Yazarken Nelerden Etkilenirsiniz?

Yazarken gözlemlerimin etkisi çok işime yaradı. Oyunculuk geçmişinden gelen, önünü alamadığım bir gözlemleme durumum var. İlhamın ne zaman geleceği belli olmadığı için sürekli kağıt kalemle gezerdim. Ve hiç ummadığım yerlerde ve anlarda etkilendiğim durumları, kişileri not alırdım. Karakter oluşumu, mekân tasarımı ve olay örgülerinde çok fazla etkisi oldu tüm bu anlık gözlemlerimin. Sadece her detayıyla gözlemleyip tanıdığım insanları kitaba karakter olarak koydum. Böylece karakterlerim kendisiyle hiç çelişmedi. Çünkü ne yapacaklarını, nasıl davranıp nasıl cevap vereceklerini, neye nasıl tepki vereceklerini biliyordum. Bu gözlemlerimin etkisinin kitabıma iyi bir şekilde yansıdığına inanıyorum.

Tanrı’nın Gözü neyden bahsediyor?

Tanrı’nın gözü içerisinde hemen hemen bir çok türü  barındıran bir eser. Ama ağırlıklı olarak Polisiye/Gerilim diyebiliriz. Kitabın ana temasından bahsetmek gerekirse Tanrı’nın Gözü adı verilen doğaüstü diyebileceğimiz bir mekanizmanın öncülük ettiği gizli bir topluluğu konu alıyor. Dünyanın daha iyi bir hal alabilmesi, daha fazla masum insanın ölmemesi için birbirinden tuhaf nedenlerle birbirinden tuhaf suçlar işleyen enteresan karakterlere sahip seri katilleri, özel olarak yetiştirilmiş avcılar (ajanlar) öldürmek zorundalar. Kim olursa olsunlar, ne yaparlarsa yapsınlar 3 gün içerisinde onları öldürmek zorundalar. Aksi taktirde avcıların bileklerindeki atardamara bağlı olan çipler 3 gün içerisinde avlar ölmezse avcıların ölümüne neden olacak. Buna mecbur kalan avcılar bir yandan katilleri öldürürlerken bir yandan sevdikleri insanların ölümleriyle yüzleşiyorlar.  Bir yandan içlerindeki entrikaları çözmeye çalışırken diğer yandan da bu topluluktan kaçmanın planını yapıyorlar.


Yeni Çalışmalarınızdan Bahseder Misiniz?

Tanrı’nın Gözü çok sevildiği için 2.sini yazıyorum. Sonu gelmeyecek bir konu olduğu için sanırım okuyucular yeter demedikçe bu seriyi devam ettirebilirim. Ama bunu karakterlerimi yormadan yapmam gerekiyor. Yeni karakterlerle kitabı beslemem gerekecek. Çünkü asla hız kesmeyen bir eser olduğu için karakterlerle birlikte okuyucular da yorulacaktır. Bunun için yumuşak geçişlerle yeni nesilleri kitaba dahil edeceğim. Tanrı’nın Gözü dışında taslak olarak elimde birçok fikir daha var. Yazmaya başlanmış ve yarıda kalıp devam etmeyi bekleyen dosyalarım mevcut. Onların daha zamanı olduğunu düşünüyorum.


Covid 19 Sizi Nasıl Etkiledi?

İlk kitabımın yayınlanması tam bu döneme denk geldi.  Üstüne bu dönemden en çok etkilenen sektörlerden birinde çalıştığım için maddi manevi bir çok zorluk yaşadım. Evde kalıp değerlendirmem gereken boş zamanımı yine yazmak için harcadım ve iyi de geldi. Normalleşme süreciyle birlikte korkumuz biraz daha dindi. Toplum olarak alıştık, dikkatli bir şekilde yaşantımıza devam etmek zorundayız. Umarım daha fazla zarar görmeden en kısa zamanda tamamen atlatabiliriz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.