Sen Yokken

Farklı düşüncelere bir neşter,
Aynı hislere milyonlarca çiçekler.
Hastane koridorunda yitirilen sevgiler,
Gözyaşından üretiliyor bütün merhemler.
Sen yokken babacım, râbıta-i mevttir hastaneler.

Yoğun bakım kapısında tüketilen umutlar,
Duaya duran nice inançsız yürekler.
Bir hengâmenin içinde ölüyorken bedenler,
Mezar taşında inliyor fesleğenler.
Sen yokken babacım, vuslata gebedir ölümler.

Sokaklar da ansızın yeşerirken,
Köprü başında bitip tükeniyor aşklar.
Kesilen onca bilek bağından yansıyor,
Soğuk ten, kıpkırmızı bilekler.
Sen yokken babacım, gâfildir nice aşıklar.

Çepeçevre bizi kuşatıyor,
Alaycı sözler, itici bakışlar.
Bulutlar karartıyor yeryüzünü,
Çağıldıyor gökyüzünden düşen yağmurlar.
Sen yokken babacım, tabiat alacaklıdır bizden.

Bir annenin feryadı yankılanıyor,
Hodbin insan selinin arkasında.
Kan görmeye alışıyor gözler,
Dalâlete düşerken nice yürekler.
Sen yokken babacım, dünya bir cehennem!

Sanma ki ele almış beni karamsarlık,
Yeise düşmüş, her an umut yeşertecek yüreğim.
İnsanların ahvâli kötüye meyilli olsa da;
Eyyâm-ı ma’dudât çabuk geçer,
Hubb-i dünya tükenip gider,
İnşirah serinliği gelip yerleşir yüreklere,
Gayb inkişâfa, umum aşka durur.

Sükût edip dayan gönlüm,
Zübde-i âlemsin sen.
Ekseriyet bid’atlara uysa da,
Lisan-ı kâl ve hâl ile içtinab eyleyip,
Bâki olana ubudiyetini daim eyle.
Abd, Hâlık’ına kavuşur elbet.

Merve Kaya

'' Nokta büyüklüğündeki dünyada, bir zerre! ''

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.