Şimdiki Zamanda İns, Âdât-ı Nas ve Â-mâl-î Beşeriye – Ayşegül Çetinkaya Çay

Zamanın 90’lı yıllarının sonu ile milenyumun başlarını gösterdiği vakitlerde cep telefonları iyiden iyiye herkesin eline geçmeye başlamıştı. Kendimize has telefon rehberimiz, kişilere atadığımız melodiler ve hızlı arama tuşları. Ayarlarda basmaya ödümüzün koptuğu bir sekme var: “Fabrika Ayarlarına Geri Dön”

Çoğumuz bilmiyoruz ne anlama geldiğini… ‘Telefonun sıfırlanırmış’ diyorlar. Anlamını bilen kişiler de o kadar ayarlamaya emek etmiş, basar mı hiç? ‘Her şey sıfırlanır!’ O zamanlar tam da ödümüzün koptuğu yerden sesleniyor hayat şimdi bize. Tüm dünyevi meseleler arasında yüzdüğümüzü sanırken boğulduğumuzu görüp o denizden el uzatarak boy veriyor başımıza gelenler sanki ve diyor ki ‘Fabrika ayarlarına geri dön’

Ev kirasını çıkartabilmek için koştururken, sebzelerin fiyatına ve asla aynı koku ve tatta olmamasına bir metrobüste kafa tutarken, bu düzeni bozuk dünyaya gerek Müslümanca gerek İnsanca  omuz atmayı beceremeyişimizin elinden tutup içimizdeki onlarca benimizin nasıl da bitmediğini fark ettiriyor. Sahi nasıl bitmiyor?  Bitseydi duracaktık ve şarj edecektik. Durdukça da içimizi karıştıracaktık ve bundan inanmazsınız ama hayliyle haz duyacaktık. Belki güzel bir şiirle kafa tutacaktık ya da kayalarımıza geçip türkülerimizi çığıracaktık. Günümüzün insanının adetlerinin ve yaptığı hareketlerin karşılığı olan türküyü çığıramıyoruz artık. Çünkü bu zamanın türküsü yok.

Bütün bu satırları yazdığım vakitlerde dünya bu kadar karışmamıştı. Daha doğrusu uğruna türkü yakacak zamanlara daha gelmemiştik. Gözümüzle göremediğimiz kim bilir kaç mega mikro boyutundaki oluşum, mega makro yaşadığımız ben’lerimizi ‘Hey, dur artık!’ diye inzivaya çektirdi . Bütün kapıların kapatıldığı ve sadece tek bir kapının açık olduğunu şu İns halimizle belki de bu kadar anlayabileceğimiz bir döneme vakıf olmamıştık. Allah’ın elbet bu işte vardır bir muradı deyip sebepleri aramak,  tam da bugün şu zamanlarda bizim kendimiz için yapabileceğimiz en anlamlı onarım olacak belli ki.

Şahsıma ‘Duygularınızın wi-fi’i ziyadesiyle açık kalmış teşhisi’ konulmadan önce, olan onca şeye neden layıkıyla üzülemediğimi anlayamıyordum. Duygularımın bir wi-fi’si olduğunu da. Adil kullanım kotası çoktan dolmuş duygularımız, medyada ve hayatta çokça maruz kaldığımız ya da  isteyerek dahil olduğumuz onca şey bizi eskitiyor, ve her olmazı olağanlaştırıyor. Belki şu an olan onca şeye layıkıyla üzülemiyorsun. Üzülsen de gereğini layığıyla belleyemiyorsun. Duygu musluğunu biraz kısıp kâinata ve dahi â-mâl-i beşeriyeye etraflıca bakıp iyice bir düşünme vakti. Modern zamanın farkındalık diye dayattığı aslı tefekkür olan manevi keşif seni nerelere götürecek bak. Bak bakalım aynada hangi aslın sureti, insanda hangi senin aynası var.

Şimdiki Zamanda İns, Âdât-ı Nas ve Â-mâl-î Beşeriye – Ayşegül Çetinkaya Çay” için 4 yorum

  • 5 Nisan 2020 tarihinde, saat 23:42
    Permalink

    Bir ben var benden öte benden geri aynadaki ben ama asıl süretim nerde nasıl bende bilmiyorum çok düşündürücü bir iç döngüdeyiz eline kalemine yüreğine sağlık canım Ayşegül “üm

    Yanıtla
    • 8 Nisan 2020 tarihinde, saat 21:52
      Permalink

      Canım benim. Senin okuyan gözlerine sağlık. Hisseden yüreğine, düşünen iç benliğine. Emin ol içe bakmak dışa bakmaktan çok daha iyi gelecek bize. Hem her tarafa bakan hiç bir şey göremez dememiş mi büyükler. sevgiyle ve muhabbetle öpüyorum

      Yanıtla
  • 12 Mayıs 2020 tarihinde, saat 17:55
    Permalink

    Duygularımıza çok naif, çok anlamlı şekilde tercüman olmuş. Bir uyarı ve uyanış bu kadar güzel anlatilabilirdi. Sevgiler…..

    Yanıtla
    • 3 Haziran 2020 tarihinde, saat 23:20
      Permalink

      Çok teşekkür ederim. Duygularınıza dokunabildiysem ne mutlu 🙂 Muhabbetle…

      Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.