Siyah Kar, Çetin Kış

Bismillahirrahmanirrahim

Gözlerim önümde,bakışlarım yorgun bugün. Soluğum sızılı. Dünyaları çekiyorum ciğerlerime ama içimin pusunu, dumanını, dağıtamadan buhranını üflüyorum kenetli dudaklarımdan.

Seyrim aydınlık, gökyüzü hiç olmadığı kadar parlak. Bulutlar, ağaçlar, yaşımın değil de gönlümün yaşlılığı kadar ak bugün.

Gelinliğini mi giymiş yeryüzü kefenini mi? Salına salına dans mı ediyor kar taneleri? Söylesenize efendim bu kimin düğünü kimin cenazesi?

Üşüyorum şimdi.

Sıcak duvarların ardında , soluk tenimle, üşüyorum. Gönlüme kış geldi Efendim. Gönlümün bahçesine siyah karlar düştü beyazlara inat. Odamın sıcağına inat üşüyorum. Kat Kat esvablara rağmen çıplaklar gibi… Sonra utanıyorum ahvâlimden. Zilletin giysileri, günahların elbiseleri kat kat belki ama , takva libâsı noksan ya , üşüyorum

Üşüyorum şimdi.

Penceremin kıyısında, sıcak soluğumun camı buhuladığı anda,gözlerimin anlamsız yaşı karışıyor camdaki damlalara.Ruhumun çalıkuşu kafesinde debeleniyor. Belki…. Çoktan olmak istediği yerde.Üşüyorum Efendim.Üşüyorum şimdi yetimlerle.Onlar üşüyor.  Onlarla üşüyorum. Onlar ağlıyor , ben de onlarla ağlıyorum. Utanıyorum Efendim. Utanıyorum… Yüzünü yerden kaldıramadığım her çocukla birlikte bir kez daha eğiliyor başım.Yüküm ağır, soluğum kıt dünden buyana ama ezile ezile ,katlana katlana, o siyah gözlerin, soğuktan buz tutmuş ellerin bağladığı hak ipini geçiriyorum boynuma. Her bakışları bir düğüm bana. Boğazımda… Yutamadığım her lahza…

Gönlüme kış geldi Efendim. Çetin bir kış… Hesabım kadar mı çetin yoksa?

Her düşen beyaz yaprak defterimi hatırlatır bana. Yalın ayak açık baş koşuyorum gönlümün sokaklarında. Affının sıcağını arıyorum Efendim. Kaçmalarım, koşmalarım, tüm yollarım Affına…

Yalnızlığım, çaresizliğim bağlandı saçlarıma. Dolana dolana koşuyorum. Yolun sonu sana mı Efendim? Affına mı? Nurunun ışığında eritir misin karları mı? Yüzümün karasını ak edip kaldırır mısın bakışları mı? Duydum Sultanlığını, aziz hükümranlığını, kullarını nasıl bağışladığını.

Hak etmedim belki Sultan’ım ama  bağışlar mısın hataları mı?

Üşüyorum Efendim. Affının ateşiyle ısıt beni azar azar.

“Esiyor tane tane yine beyaz bir rüzgar.
Söyleyin hangi kuşun kanatları yolundu?
Yine hangi ağaçtan döküldü bu yapraklar?

Yağan beyaz bir sükut, bir mahşerdir sanki kar!

Bir hicret sevdasıdır ruhumu sardı yine.
Ruhum gibi pervasız yoldaşlar da bulundu.
Ruhum karıştı gitti bu kar tanelerine;

Şimdi yağan kar değil, ruhumdur kar yerine.”[1]

“Allah’ın sizi bağışlamasını arzu etmez misiniz? Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir. “[2]

[1] Cahit Sıtkı Tarancı Kar ve Ben şiiri

[2] Nur Suresi 22.Ayet

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.