Sokağa Ayna

Ben sokağım.
Üzerimdeki adımların izleri;
Yahya (a.s.) ‘dan,
Ömer(r.a.)’dan,
Muhammed (s.a.v.)’den…
Hasretten…
Hasretten eskidi taşlarım.

Rüzgar çaldı gül kokusu sinmiş tozumu, toprağımı.
Helal ettim hakkımı.

Ki yolumun sonu Aksa,
Ayrılığı sevmez asla.

Geceleri daha da kararır buralar.
Güneş dayanamayıp çekince kendini,
Kelepçeli ezanların iner iniltisi
Aksa’nın göğüne, yüreklere…

Eller yukarıda, başlar eğik;
Eller yukarıda, bileklerde çelik!

Duaların yolunu engelleriz sandılar kelepçeyle.
Oysa bilmezlerdi elleri kaldırmak bahane.

Damla damla dökülür Aksa’nın yoluna yürekler,
Yüreklerin dilinde: “Allahu Ekber, Allahu Ekber!”

Namaza,
Kıyama,
Allah’a
Kavuşmaktı sevgilinin yükselişi.
Sıradaki “iki gözümün nuru” deyişi
Ve sandıklara katıldı en nadide seccadeler; işlemeli.
Her vazifenin temelinde; namazın bilinişi!

İlk kıyam, rüku, secde
Sonsuzun sahibiyle aralar çekildi perde perde.

İlk kıyam, rüku, secde
Aksa Mescidi’nde!

Şimdilerde seksek çocuğu,
Eline almış umudunu
Yazıyor göğsüme:
“NACİ EN PALESTINE!”

Gizem Yurdakul

Kul ve kül olmaya dair.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.