Sosyal Medya ve Bir Davet: İnstagram Hikâyede Kitap Okuyalım

Zaman kıymetlerin kıymetlisi… Kullanmasını bilene dost, bilmeyene ise her daim bir hain! Zamanı dost edinmek elzem. Bir teknoloji furyası ki zamanı dehliyor da dehliyor. Artık durdurmak ya da eski çağların ilerleyişine çevirmek imkansız. Ya bu akışa ayak uyduracak ya da zamana düşman olacağız. Nihayetinde yenileceğiz. Sere serpe bir dağılış sonumuz olacak. Şahıstan millete dalga dalga ilerleyecek olan bu dağılış ancak fert fert aşılabilir.

Gençliğin, insanlığın her an her dakika içinde bulunduğu sosyal ağlar zamanı çalan bir hırsız. Bu hırsıza boyun eğmek de haddini bildirmek de insanın elinde. Madem insanlar bu hırsızın elinden kurtulamıyor o halde biz hırsıza misafir olalım ve bu hırsızın çaldığı zamanı ondan geri alalım.

İletişim için kullandığımız her vasıta aslında bizi geliştirebilir. Doğru yerde, doğru zamanda doğru şey için kullanılan her şey insanı geliştirir. Mesela hiç yazmadığımız kadar yazıyoruz telefon icat oldu olalı. Neden bu yazışmaları dili kullanma pratiği olarak görmeyelim? Her mesajımızda kelimelere, imlâya, noktalamaya dikkat etsek ülkenin dil problemi çok kısa sürede hallolur. Kelimenin doğru yazımını hatırlayamayan herkesin imlâ kılavuzunu karıştırdığını düşünsenize? Ya da noktalamanın herkes tarafından önemsendiğini?.. Bu, bu ülke için bir devrim demek! Tarzancadan kurtulup Türkçe yazmaya başlayabiliriz. Gerçek okur-yazar oranımız artar. Düşünen ve düşündüğünü aktarabilen milyonları tahayyül edin…

Mesajlaşma için kullandığımız bir uygulama: Vatsap. Bu uygulamanın sesli mesaj ve video özelliği de mevcut. Yazmanın yanında ses ve görüntü özelliklerimizi de geliştirebiliriz demek bu. Malumdur, ülke olarak kamerayla aramız iyi değil! Kendi sesini dinleyenler “Bu ben miyim?” der ve bir daha videoda konuşmamak için elinden geleni yapar. Bunu aşmanın ve videoda kendini izledikçe hataları görüp düzeltmenin ayağımıza gelmiş halidir vatsap. Kendinizi izledikçe göreceksiniz ki hiç fark etmediğiniz şeyler yapıyorsunuz konuşurken. Alışkanlıklarınız var. Ve bunu fark etmemişsiniz. Kelimeleri nasıl telaffuz ettiğinizin hiç farkında değilmişsiniz. Video çektikçe farkına varıp daha güzel konuştuğunuz, kendinizi ifade ettiğiniz halinize yol alırsınız. Sevdiklerinize ara ara video gönderin. Bunu alışkanlık haline getirin. Hem iletişiminiz daha sıcak olsun hem de kendinizi geliştirin. Bu noktayı ses kaydında da uygulayabilirsiniz.

Ve en önemlisi… Sosyal medya!

Zamanımızın büyük bir bölümünü bu mecralarda geçiriyoruz. Her an ulaşılabilir ve her daim merak uyandıracak şeylerle dolu. Özel hayatlar, sonu merak edilen videolar, ilgi çekici görseller… İşte bu yüzden ona hırsız diyorum. En başta değindiğim gibi hırsızdan kafamızı kaldırıp silkelendiğimiz anda aslında tüm çalınanları geri alabiliriz. Tüm sosyal medyalarımızda neden bizi ileriye taşıyacak şeyler yapmıyoruz? Başkalarının ne giydiğinin, ne yediğinin yerine hayatta neler olduğuna, ilgi alanlarımızın faaliyetlerine, okunanlara, yazılanlara, pratik bilgilere, kültüre odaklanmıyoruz? Her takibiniz size bir şeyler katsa ve siz de paylaşımlarınızla insanlara bir şeyler katsanız… Normal hayatta yaptıklarımızı görselleştirmek vakit kaybından başka bir şey değilken bu kayıpta neden ısrar ediyoruz? Mutlu anları bunun dışında tutuyorum ve sahte mutlulukları da mutluluğun dışında tutuyorum.

İnstagram hikâye özelliği ile insanlara anlık paylaşım imkânı sunuyor. Biz bunu neden lehimize kullanmayalım? Pekâlâ tüm sosyal medyalar lehimize kullanılabilir. Bu düşünceden yola çıkarak sosyal medyada harcadığım vakti faydalı şeylerle birleştirmeye karar verdim ve İnstagram hikâyede okuduğum kitaplardan bölümler paylaşmaya başladım. Paylaşımları da yorumlarımla zenginleştirmeye çalışıyorum.  Böylelikle okurken düşündüklerimi de yazıya geçirmiş oluyorum ve hem paylaşıp hem kaydetmiş oluyorum. Yani insanların sosyal medyada vakit geçirirken faydalı bir içerikle karşılaşmış olmalarını umuyorum. Ayrıca hikâye özelliğinin dışında da İnstagram’ı kitap ve fotoğraf paylaşımı için kullanıyorum. Hem fotoğraf çekip eğleniyorum hem okuyorum hem de paylaşıyorum. Bunu yaparken okuduklarıma bir daha bir daha bakma imkânı da buluyorum ve İnstagram, benim okuma günlüğüm olmuş oluyor. Paylaşımlarıma yapılan yorumların olaylara farklı açılardan bakabilmemi sağlaması da başka bir fayda! Bazen ciddi, seviyeli ve gerçekten geliştirici tartışmalara girişiyorum. Bu da insanların neler yaptıklarından daha çok neler düşündüklerini mesaj kutuma düşürüyor.

Gelin, hep birlikte okuyalım ve sosyal medyada bir akım başlatalım. Bu akıma dergi yazarlarımızdan başlayarak herkesi davet ediyorum. Okumak, yazmanın ön koşuludur çünkü. Ve bu bir yatırımdır. İnsana yatırım. En iyi yatırım insana yapılan yatırımdır.

Herkes okuduğu kitabın beğendiği kısımlarına, dikkat çekici yerlerine paylaştığı hikâyede ya da profilinde yer versin. Bu sayede kim bilir ne ufuklara yelken açarız. Tanışmadığımız yazarlarla, kitaplarla tanışırız. Mesela ben birçok kişiye Cemil Meriç’i ve Mustafa Kutlu’yu tanıttım sanırım. Bir süre sonra bu üslup çok tanıdık geliyor, mesajı bile aldım. Artık Cemil Meriç üslubundan tanınıyordu.

Paylaşacağınız görsellere ve hikâyelere beni de etiketlerseniz ben de okumuş ve faydalanmış olurum. Bu furya halka halka yayıldığında birçok insan birçok kitabı kısa sürede tanımış olacak. İlgisini keşfedecek belki, belki aradığı yazarı bulacak. Bu sayede piyasada reklamlarla yer edinmiş ve editörlerin arkasına sığınmış yazamayan yazarlardan gerçek değerlere de geçiş yapabiliriz. Paylaşımların olmazsa olmazı tartışmalardır. Mutlaka tartışmalar olacak. Ne güzel! Olacaksa kitap, fikir tartışması olsun. Kendimizi geliştirmek için kamçıdır tartışmalar!..

Paylaşacağımız görsellerin altına aşağıda verdiğim heştekleri (şu anda bu heşteklerde yalnızca benim paylaşımlarım bulunmakta) eklersek bahsettiğimiz paylaşımları daha kolay buluruz. Ve bu furyayı heşteklerden takip edebilir, orada birçok kitap hakkında bilgiye erişebiliriz. Böylelikle bir heştekler okulu kurmuş oluruz. Keyifli okumalar, keyifli paylaşımlar, keyifli tartışmalar…

@ozsoy.gkhn

#sergahdergiokuyor

#okuyortartışıyoruz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.