Yaşam..

Yüzün yarısına vuran güneş gibidir bazen ömür denen serüven;

Güneş vuran taraf mutluluğu tadarken karanlıkta kalan kısım hüznün derinliklerinde çırpınmaktadır.

Kimi gönüller dert ateşiyle tutuşurken kimi gönüller aşk ateşiyle yanmaktadır.

Birileri daima ileriye yüzerken birileri de ters kulaç atmaktadır hayatın dalgalarına karşı.

Bin bir çeşit zıtlığın içinde bir de kendi içindeki zıtlıkları vardır insanoğlunun;

Ruhunda mutluluğun zerresi yokken yüzünde tebessümler açar kimilerinin,

Gönlünde yıkık duvarlar içinde atan bir kalbe sahipken bedeninin duvarlarını sağlamlaştırmakla meşguldür.

Hayat böyledir işte, bütün zıtlıkların içinde yürür, durur insanoğlu..

Yolda giderken kaç tane acının yanından geçtiğinin farkında değildir, sadece yürür varmak istediği yere doğru ya da nereye varacağı belli olmayan yola doğru.

Ya da içindeki yürek yangınlarını söndüreceği bir yer vardır ama kafasını kaldırıp bakmadığı için onu da göremez, içindeki acılara isyan ede ede içindeki boşluğa doğru yol alır..

İnsan, hayat ve kaçırılan fırsatlar..
Solup giden yaşamlar, kuruyup solan duygular ve daha nicesi.. Belki de hepsinin çözümü kafayı kaldırıp bakmaktır, aşağıya değil yukarıya doğru; yere değil sağa sola doğru ve her zaman, geriye değil ileriye doğru…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.