Yolda Düşündüklerim – Az Seslilik

Az seslilik makbuldür. Doğada güzel olan her şey az seslidir. Reklamını yapmaz, beğenilme arzusu gütmez. Şelalenin sesi kendindendir, yusufçuğun kanadı da. Geçerken gözümüzün takıldığı o şeylere güzeli biz kondururuz. Onlar güzelim demez. Ruhlarında olanı sakınmadan savururlar. Kendinden başka bir şeye dönüşmezler asla. Övgü de yergi de işlemez doğalarına. Dümdüz bir çizgide seyrederler. Olmaları gereken neyse odurlar.

İçten ve samimi insanlar da böyledir. Elbette ki bu faydalı olanın yayılma arzusu ve çabasıyla karıştırılmamalı. Az seslilik bir nevi işini yapmaktır. Kendi halinde olmak. Gürültüsüz ama etkili. Muhatabı gelir, aradığını bulur. Güzel olan muhatabını aramaz. İlim gitmek istediğine gitmez, talep edene gider. Demek ki ilim de az sesli. Yayılması faydasından. Tapduk Emre’nin bir sözü var: Zamane şeyhi değiliz, mürid aramayız. Az sesliliğe ve kendini bilmeye muazzam bir misaldir bu.

Kendini bilenlerin sesleri az ama daimidir. O tınıyı keşfetmek nasiplisine, meraklısına düşer. İnsan ki hep aradığını bulur. Aramadığına denk gelse de göremez. Belki bakar ama göremez. Derinine sirayet edemez. Aradığımız, istediğimiz üzere bir hayat süreriz. Doktor olmaya çalışırken bir bakmışız ki nikâh memuru oluvermişiz. Olacak iş mi bu? Olsak olsak yine istediğimize yakın bir şey oluruz.

Aradığında ısrarcı olan da az sesli olur. Sağdan soldan gelen başka etkilere kapılıp gitmez. Çığırtkanlık yapmaktansa sessizce yol alır. Emin bir duruş sergiler. Ulaşacağını bilmek değil ulaşmaya çabalamaktır onun zevki. Fuzuli mesela… Aşkı ister ama asıl zevk aldığı şey aşk yolunda olmaktır. Aşk kapısını aralar ve o kapıda bekler. O kapıyı hepten açmaz. Sessizce haykırır istediğini. Kendini göstermek istemez her ne kadar “mende Mecnun’dan füzun aşıklık istidadı var / aşık-ı sadık menem, Mecnun’un ancak adı var. ” dese de. Az sesli bir aşka tabidir. Aşkının çilesinde bile yumak yumak örer şiirini. Habire üretir. Buna rağmen çoğu insan yalnızca adını duyar Fuzuli’nin. Kendini bilmez, şiirini bilmez. Bilse bilse birkaç mısrayı berceste bilir. Yanından gelip geçer çünkü çoğu insan. Taliplisi değildir. Dedik ya, derinine inemez. Fuzuli ise şimdi doğanın bir ögesidir. Artık arayışı yoktur. Zamanında her ne kadar İstanbul’a gelmek istese de gelememiştir. Ama yılmamış, kendi kabuğunda örgüsüne devam etmiştir. Şimdi ise tüm dünyadan ona gelenler var. Artık gerçek bir az sesliliktir onunki.

İşte insan, hayatında bu az sesliliği fark etmese de çoğu zaman maruz kalır. Az sesli insanlara denk gelir. Çok sesli çığırtkanlığa daha da çok maruz kalır. Çok sesliler de hep daha ön plandadır. Ama ömürleri kısadır. Çağlarının dışına çıkamazlar. Sesleri azalınca yitip giderler. Az seslilerse zaten orada yaşamaktadırlar. Ağır ağır ama sağlam ilerlemektedirler. Çok sesliler yaşayamaz orda. Onları ayakta tutan kandırmalarıdır, sesleridir, çığlıklarıdır. Kafa karıştıran ve insanı boğarak karar vermek zorunda bırakan şeyler bunlar. İnsan sırf bu yüzden az sesliliğe kaçar ara ara. Ama o kadar alışmıştır ki çok sesliliğe, fazla uzak kalamaz. Sanki tasma geçirilmiştir boynuna. “Şehrin insanı, şehrin insanı, şehrin / kaypak ilgilerin insanı, zarif ihanetlerin” derken ne güzel anlatıyor İsmet Özel.

Şehrin, reklamların sesinden kendini sıyırabilmiş insanlar az sesli olabilir gibi geliyor bana. Yahut az sesliliğe talip olabilir. Neticede talip olmak da fark etme işi. Bir şeyleri fark etmek için durup kendini izlemesi gereken zamane insanı, buna vakit bulamıyor. Bulsa az sesliliğin ağır yükünü kaldıramıyor. Işıl ışıl koşan hayatı kaçırmak gibi geliyor ona az seslilik. Zamane insanının en büyük imtihanı bu. Yani kendi. Kendini tanımaya verdiği vakti çalmak için sıraya girmiş onca şey tutuyor onu. Bin tane dalı var. Meselesi bindiği dalın haricindekileri budamak. Yapabilir mi? Az sesliliği duyabilirse, kulağındaki fısıltı ona bulduracaktır. Aksi halde kendini, bindiği dalı kesmiş ve düşmemek için diğer dallara yaranmaya bir ömür adarken bulacaktır.

Düşünelim. Kendi dalımız bulabilecek miyiz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.